2026 Sigorta Hukuku Rehberi: Yeni Trafik Sigortası Limitleri
2026 Sigorta Hukuku Rehberi, yeni trafik sigortası limitleri ve emsal yargıtay kararlarını detaylı bir şekilde ele alıyor.
Güvence Hesabı, Ocak 2026 tarihli Hukuk Bülteni’nin 5. sayısını yayımladı. Bu bültende, 2025 yılının son çeyreğinde sigorta hukukuna dair gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni parasal limitler ve yargı alanındaki emsal kararlar kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Bültende yer alan önemli konular arasında, 1 Ocak 2026 itibarıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın (ZMSS) teminat limitlerinin artırılması dikkat çekiyor. Yeni düzenlemeye göre, araç gruplarına bağlı olarak kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 3.600.000 TL, kaza başına ise 18.000.000 TL ile 36.000.000 TL arasında değişen tutarlara yükseltilmiştir. Ayrıca, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle motosiklet sürücüleri ve yolcularının koruyucu eldiven takma zorunluluğu getirilmişken, T3 kategorisindeki traktör kullanıcıları için de kask ve koruma gözlüğü kullanımı zorunlu hale getirilmiştir.
2025 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı %25,49 olarak açıklanmış, ancak 2026 yılında Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), damga vergisi ve harçlar için bu oranın Cumhurbaşkanı Kararı ile %18,95 olarak uygulanacağı bildirilmiştir. Ayrıca, Vergi Usul Kanunu çerçevesinde fatura kullanma zorunluluğu sınırı 12.000 TL olarak güncellenmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücretleri ve tebligat giderleri de yeni yıl ile birlikte artırılmıştır.
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) tarifelerinde yapılan düzenlemeyle azami teminat tutarı, yapı tarzı ayrımı yapılmaksızın 2 milyon 95 bin 462 TL’ye çıkarılmıştır. Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’nde ise bekleme sürelerinin standartlaştırılması, belirli şartlarda ömür boyu yenileme garantisi verilmesi ve bilgilendirme şeffaflığı gibi konularda yeni standartlar getirilmiştir.
Bültende, sigorta hukuku uygulamasını doğrudan etkileyen dört önemli yargı kararı da yer almaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, “yargısal taciz” kavramına değinerek, aynı uyuşmazlık hakkında birden fazla dava açılmasının mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanılması olarak nitelendirildiğini belirtmiştir. Ayrıca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, sigorta şirketlerinin alkollü sürücülere rücu edebilmesi için kazanın yalnızca alkol etkisi altında gerçekleşmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Geçici iş göremezlik tazminatının “tedavi gideri” değil, “sürekli sakatlık” teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine de hükmedilmiştir. Son olarak, tamirhanelerin sorumluluğu konusunda, araçların bakım veya tamir için bırakıldığı durumlarda işletmenin sorumlu tutulabilmesi için aracın fiili hakimiyetinin işletmeye geçmiş olması gerektiği ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesini, “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” açısından iptal etmiştir. Kararda, enflasyonist ortamda paranın değer kaybının mülkiyet hakkını ihlal ettiği vurgulanmıştır.




