Destici’den Suriye Türkmenleri için temsil çağrısı
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye Türkmenleri için yeni yönetimde siyasi temsil, Türkçe eğitim ve kültürel hakların korunması çağrısı yaptı.
(ANKARA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye’de oluşturulması planlanan yeni idari yapıda Türkmenlerin siyasi ve idari kurumlarda yeterli düzeyde yer alması gerektiğini söyledi. Destici, Türkçe eğitiminin ve Türkmenlerle Türkiye arasındaki kültürel bağların zayıflatılmasının yalnızca kültürel değil, stratejik ve güvenlik açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Destici, Suriye’de yeni bir yönetim düzeni kurulurken konunun sadece güvenlik ve toprak kontrolü çerçevesinde ele alınamayacağını belirtti. Türkmenlerin, Arapların ardından ülkedeki en güçlü demografik unsurlardan biri olduğunu kaydeden Destici, bu topluluğun siyasi ve idari mekanizmalarda yeterince temsil edilmemesinin kabul edilemeyeceğini bildirdi.
Türkçe eğitiminin geriletilmesi ve kültürel bağların koparılmasına yönelik her adımın Türkiye bakımından stratejik sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Destici, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve halkların meşru taleplerini savunurken Türkmenlerin varlığını ve temsil hakkını da kararlılıkla gözetmesi gerektiğini belirtti.
Destici, Türkmenlerin herhangi bir siyasi pazarlığın aracı ya da geçici siyasi dengelerin ikincil unsuru olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Suriye’nin geleceğine ilişkin idari düzenlemelerin, ülkenin asli toplumsal unsurlarından biri olan Türkmenlerin iradesi ve temsili dikkate alınmadan şekillendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
Türkçenin dışlanması ve Türkmenlerin yalnızlaştırılması karşısında sessiz kalınmasının ileride Türkiye’nin sınır hattındaki güvenlik ve egemenlik haklarını savunmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunan Destici, Türkiye’nin önceliğinin yalnızca sahadaki güvenlik dengelerini izlemekle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Destici’ye göre Suriye’de kalıcı istikrar, tüm toplulukların kimlik, dil, kültür ve siyasi temsil haklarına saygı gösteren kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla sağlanabilir.




