1 Mayıs’ta Alanlardaydık: Barış Hareketi İçin Birlikte Mücadele
1 Mayıs Emeğin Uluslararası Birlik Günü’nde barış ve dayanışma vurgusu yapıldı. Emekçiler, mücadele ve dayanışma için alanlardaydılar.
Emek ve meslek örgütlerinin öncülüğünde, 1 Mayıs Emeğin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü, Türkiye’nin birçok yerinde eylem ve mitinglerle kutlandı. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan İstanbul’da, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ise Van’daki kutlamalarda yer aldı.
Van’daki mitingde konuşan Hatimoğulları, 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda kanlı bir mücadele tarihi olduğunu vurguladı. 1977’de Taksim’de hayatını kaybeden işçileri anarak, onların mücadelesini yaşatmanın önemine dikkat çekti.
Doruk Maden işçileri, bu yılki 1 Mayıs kutlamalarına zamlara karşı direnişleriyle katıldılar. Yer altındaki metan gazı ve yukarıdaki polis gazına rağmen direnişlerini sürdürdüler. Açlık grevlerini Ankara’ya taşıyarak büyük bir zafer elde ettiler. “Mücadele bitmiştir, işçi sınıfı kalmamıştır” diyenlere Doruk Maden işçileri, direnişle yanıt verdiler.
Bu yıl 1 Mayıs, kapitalizmin en derin kriz dönemlerinden birinde kutlandı. 2008’de başlayan ekonomik kriz, savaş, açlık ve yoksulluk gibi sorunları beraberinde getirdi. Emperyalist güçlerin savaşları, halkların yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Rojava’daki direniş, halkların savaş ittifakına karşı barış ittifakı oluşturma mücadelesinin en güzel örneğidir. Emperyalizme karşı en etkili çözüm, enternasyonalist barış hareketini güçlendirmektir.
Türkiye’de işsizlik ve yoksulluk had safhada. TÜİK’in verilerine göre, her üç işçiden biri işsiz. Emeklilerin maaşları, torunlarına harçlık vermeye yetmiyor. İktidar ve destekçileri, halkın yaşadığı zorlukları görmezden geliyor. Türkiye tarımda önemli bir ülke olmasına rağmen, şimdi buğday ve et ithal ediyoruz. Savaşlar, çiftçiyi olumsuz etkiliyor ve destek sağlanmıyor.
Kadınların emek mücadelesi de önemli bir gündem maddesi. Kadınların görünmeyen emeği daha fazla görünür olmalı. Rojin Kabaiş’in cinayeti gibi olaylar, kadınların yaşadığı şiddeti ve adaletsizliği gözler önüne seriyor. Bu tür olayların aydınlatılması ve adaletin sağlanması gerekiyor.
Kapitalizme karşı demokratik sosyalizmi örgütlemek, emekçilerin hakkını almak için hayati önem taşıyor. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde KHK’lıların görevlerine iade edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu sistemin işsizlik ve yoksullukla insanları terbiye etmeye çalıştığına dikkat çekildi.
1,5 yılı aşkın süredir devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde tıkanıklıklar yaşanıyor. Ancak barışın sağlanması için halkın gücü her zaman yeterli olacaktır. Emek mücadelesi, kadınların mücadelesi ve insan hakları mücadelesi, Türkiye’de önemli bir yere sahiptir. Bu mücadelelerin birleşmesi, gerçek barışın sağlanması için şarttır.
Son olarak, Van’daki kayyum uygulamalarına karşı durulması gerektiği belirtildi. Halkın iradesinin yok sayılması kabul edilemez. Doruk Maden işçilerinin direnişi, umudun ve dayanışmanın sembolü olmuştur. 1 Mayıs, örgütlü mücadelenin ve dayanışmanın günü olarak kutlanmaya devam edecektir.




