Boğaziçi Günlükleri: 19. yüzyıl İstanbul ve İzmir’i

Boğaziçi Günlükleri, 19. yüzyıl İstanbul ve İzmir’ini İngiliz bir kadının gözünden anlatıyor; seyahat, gündelik yaşam ve dönemin geleneklerini aktarıyor.

Boğaziçi Günlükleri, 19. yüzyıl İstanbul ve İzmir’ini İngiliz bir hanımefendinin gözünden aktaran bir seyahat günlüğü olarak öne çıkıyor. Liverpool’dan hareket eden buharlı gemiyle yola çıkan Baillie, Cebelitarık, Malta ve Siroz’un ardından ulaştığı Osmanlı coğrafyasındaki izlenimlerini ayrıntılı biçimde kaleme alıyor. Haliç’ten Kapalıçarşı’ya, Topkapı Sarayı’ndan Uluyan Dervişlere ve bir paşanın haremine uzanan bu anlatı, dönemin şehir hayatını ve insan ilişkilerini canlı tasvirlerle yansıtıyor.

Baillie’nin gözlemleri, karşılaştığı insanların gündelik yaşamı ve gelenekleri hakkında özgün ayrıntılar sunarken yazarın dönemin Batılı bakış açısını da ortaya koyuyor. Türkiye’ye çeşitli ön kabullerle gelen Baillie, Doğu toplumlarını ve Hristiyanlık dışındaki inançları değerlendirirken yer yer üstten bir dil kullanıyor. Muhafazakâr Protestan kimliği bu yaklaşımda etkili olsa da yazar yalnızca dinî yönüyle sınırlı bir kişilik değil. Michael Faraday gibi dönemin önemli bilim insanlarıyla dostluk kuran ve bilimsel gelişmeleri takip eden entelektüel bir isim olarak Baillie’nin satırları, inancıyla yetiştiği Batı dünyasının düşünsel mirasının birleşimini taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu