Ayasofya’nın hikayesi “Ulu Mabet Ayasofya” ilahisi oldu
Rıdvan Akbaş, Ayasofya’nın yeniden ibadete açıldığı gün yaşadıklarını şiire ve besteye dönüştürerek “Ulu Mabet Ayasofya” ilahisini hazırladı.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi müezzinlerinden Rıdvan Akbaş, caminin 86 yıl aradan sonra yeniden ibadete açıldığı gün yaşadığı duygu ve gözlemleri şiire taşıdı. Daha sonra bestelenen eser, “Ulu Mabet Ayasofya” adıyla ilahiye dönüştürüldü.
Akbaş, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıyla yıllardır süren özlemin sona erdiğini belirterek, açılış gününde yaşananları kalıcı hale getirmek istediğini söyledi. Eserin, bu tarihi güne bir şükür ifadesi olarak hazırlandığını aktaran Akbaş, ilahide camiye gelen kalabalığa ve açılışın coşkusuna da yer verdi. Altı kıtadan oluşan eser, Fatih Sultan Mehmet’e dua ile sona eriyor.
Ayasofya’da ilk görev günü
Akbaş, Ayasofya’da müezzin olarak görevlendirildiğini açılıştan bir gün önce öğrendiğini anlattı. Açılış günü camiye gelen görevlilerle birlikte Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve çeşitli sureler tilavet edildi. Halıların serildiği camide yaklaşık iki ila iki buçuk saat süren hazırlıkların ardından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı.
Ayasofya’da görev yapmanın kendisi için büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Akbaş, burada okunan ezanların ziyaretçiler tarafından kaydedilerek dünyanın farklı bölgelerine ulaştırıldığını söyledi. Sultanahmet Camisi ile Ayasofya arasında öğle, ikindi ve yatsı namazlarında karşılıklı ezan okunması geleneğinin sürdüğünü de belirtti.
Akbaş, görev yaptığı dönemde ezandan etkilenerek Müslüman olmak isteyen Amerikalı bir ziyaretçiyle yaşadığı anıyı da paylaştı. Muharrem ayında Hüseyni makamında okuduğu öğle ezanının ardından ziyaretçinin duygulanarak ağladığını, daha sonra namaz kılmak istediğini ve Müslüman olma arzusunu dile getirdiğini aktardı.
Ayasofya’nın gelecek kuşaklara aktarılmasında gençlerin önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Akbaş, gençleri camiye sahip çıkmaya çağırdı. Yurt dışından gelen Müslüman ziyaretçilerin de Ayasofya’ya yoğun ilgi gösterdiğini belirten Akbaş, bazı umre turlarının güzergahlarına caminin de dahil edildiğini söyledi.
Güftesi ve bestesi Rıdvan Akbaş’a ait olan “Ulu Mabet Ayasofya ilahisi”nin, hazırlıkların tamamlanmasının ardından dijital müzik platformlarında yayımlanacağı bildirildi. Eser, “Fatih’in emaneti, fethin nişanısın sen / İstanbul’un incisi, ulu mabedisin sen” dizeleriyle başlıyor.









