Bahçeli’nin Suriye Üzerine 8 Maddelik Planı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye ile ilgili 8 maddelik bir yol haritası açıkladı. SDG’nin varlığına karşı sert eleştirilerde bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki son gelişmelere dair yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Bahçeli, Suriye’deki Kürtlerin durumu ve SDG’nin varlığına ilişkin eleştirilerde bulunarak, 8 maddelik bir yol haritası sundu.

Bahçeli, “Suriye’de Kürtler başka, SDG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir” ifadelerini kullandı. MHP lideri, SDG güçlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, Suriye’nin yeniden inşası için Suriye ordusunun tek çatı altında toplanmasının şart olduğunu belirterek, “Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması için çatışma dönemine ait alışkanlıkların sona ermesi gerekmektedir. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır”</strong; dedi.

Bahçeli, SDG’nin varlığının sona ermesi ve Şam yönetimine entegrasyon sürecinin, SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin İsrail’den aldığı destek nedeniyle olumsuz sonuçlandığını öne sürdü. Bahçeli, Abdi’yi “SDG elebaşı” olarak nitelendirdi.

Bahçeli’nin açıklamasında, Suriye’de SDG’nin ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde kontrol alanları oluşturmasının, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtti. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin, parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi hedeflediğini vurguladı.

Bahçeli, 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakatın, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Ancak, SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin, mutabakatın ruhuna aykırı bir tutum sergileyerek özerklik taleplerini sürdürdüğünü ve bu durumun Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılandığını belirtti.

Bahçeli, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği desteğin, merkezi hükümetin tutumunu güçlendirdiğini ifade ederek, SDG’nin varlığını sonlandırma çağrısına olumlu yanıt vermediğini vurguladı. SDG’nin 10 Mart mutabakatının gereklerini yerine getirmemesi, hem Ankara’dan hem de Şam’dan ciddi tepkilere yol açtı.

Suriye ordusunun Halep’te SDG’ye karşı başlattığı operasyonlar, bölgedeki askeri hareketliliği artırdı. Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerde kontrolü sağlamak için harekete geçti. Bahçeli, bu durumun, SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığını gösterdiğini belirtti.

Bahçeli, Suriye’deki Kürt ve Arap aşiretlerinin, SDG’nin varlığından rahatsızlık duyduğunu ve merkezi hükümetin yanında yer aldığını ifade etti. Bu bağlamda, SDG’nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol edemeyeceği ve yerel unsurların işbirliğiyle karşılaşacağı zorlukları dile getirdi.

Bahçeli, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına ilişkin tutumunun, sahadaki denklemi etkilediğini belirterek, SDG’nin önünde üç temel seçenek olduğunu ifade etti: Merkezi hükümetle bütünleşmek, mevcut statükoyu sürdürmeye çalışmak veya dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmak.

Bahçeli, Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı olarak Suriye ordusunun yeniden yapılandırılmasını gösterdi ve YPG/SDG’nin hızla feshedilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Suriye’deki etnik ve dini çeşitliliğin dikkate alınarak, demokratik bir yapı inşa edilmesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli, 10 Mart mutabakatının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, Suriye hükümetinin tüm ülke genelinde egemenlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin yeniden inşası için atılması gereken adımları sıralayarak, 8 maddelik bir plan önerdi.

Bu plan; 10 Mart 2025 mutabakatının uygulanması, federasyon ve özerklik tartışmalarının sona erdirilmesi, yeni bir anayasanın yapılması, SDG ile Kürtlerin ayrıştırılması, Kürtçe gibi dillerin eğitim sistemine dahil edilmesi, Suriye vatandaşlığının güçlendirilmesi, yönetimde istikrarın sağlanması ve güçlü bir Suriye’nin bölgesel istikrara katkıda bulunması gibi maddeleri içeriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu