Özgür Özel’in Önceliği Seçim Değil, Mutlak Butlan Korkusu

Özgür Özel, ara seçim talepleriyle gündemde, ancak asıl derdi mutlak butlan korkusu. CHP içindeki çatışmalar dikkat çekiyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısıyla gündeme gelerek “Hodri meydan” diyerek meydan okudu. Ancak bu cesur çıkış, yalnızca bir milletvekilinin istifasını sunabilmesiyle sonuçlandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a, CHP milletvekillerinin istifa etmediğini belirtmesine rağmen, ara seçim kararı alınması yönünde bir talepte bulundu. Ancak Kurtulmuş, böyle bir yetkisi olmadığını ifade ederek bu isteği geri çevirdi. CHP içinde, belediyelerden ve Meclis’ten çekilme önerileri gündeme gelirken, Özgür Özel bu duruma sert bir şekilde karşı çıkarak, “Sakın bir daha ağzınıza almayın. Millet bizi görev yapmamız için seçti” dedi.

Sonuç olarak, Özgür Özel’in ara seçim konusundaki girişimi beklenen etkiyi yaratmadı ve sonuçsuz kaldı.

Mutlak Butlan Korkusu

Özgür Özel’in esas kaygısı, ara seçim değil, ‘mutlak butlan’ davası. Bu durum, Özel’i büyük bir panik içine sokmuş durumda. Daha önce iktidarla arka kapı diplomasisi yürüttüğünü belirten Özel, artık mutlak butlanın çıkmayacağı konusunda daha temkinli ifadeler kullanıyor. Şimdi, bu konunun gündemde tutulmaması gerektiğini vurgulamakla yetiniyor. İktidara yakın isimlerle yaptığı temaslarda ise mutlak butlan konusunu gündeme getirdiği görülüyor.

CHP İçindeki Çatışmalar

Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yapılan operasyon, CHP’li belediyelerle ilgili yolsuzluk iddialarının içindeki karmaşayı gözler önüne seriyor. Yolsuzluk iddialarını yargıya taşıyan CHP’li Tolgahan Erdoğan’ın, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın bir isim olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, Ataşehir Belediyesi ile ilgili mahkemeye delil sunan Özkan Kınalı’nın, önceki dönem CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin yeğeni olduğu öğrenildi. 7 milyon dolarlık rüşvet pazarlığına dair bir konuşmada, “Ben bu heriflere kızıyorum bunlara operasyon yapılıyor diye, bilmem ne siyasi diye ama bunlar harbiden hak ediyorlar demek ki” ifadeleri yer aldı.

Bu durum, CHP içinde yaşanan çatışmaların boyutunu gözler önüne seriyor. CHP kurultayıyla ilgili mutlak butlan davasını açan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, delege pazarlığı yapanların da CHP delegeleri olduğunu itiraf etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yolsuzluk ve rüşvet davasında itirafçı olanlar da CHP’li. Ancak CHP yöneticilerine göre, bu durum iktidarın CHP’ye yönelik bir siyasi operasyonu olarak değerlendiriliyor. Oysa bu, CHP’lilerin kendi içindeki bir çatışma olarak da yorumlanabilir.

Tuncer Bakırhan’ın Çağrısı

DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis’in 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşmada barış sürecine vurgu yaparak, Cumhurbaşkanı’na seslendi. Bakırhan, “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir” dedi. Bu çağrı, Türkiye’nin barış sürecinin inşası için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

ABD’de İstifa Eden Komutanlar

ABD’de, savaşın ortasında önemli istifalar yaşanıyor. ABD Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan, istifa ederken, Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent de istifa ederek, “Bu bizim değil, İsrail’in savaşı” dedi. Kent, ABD’deki 18 farklı istihbarat teşkilatının İran’ın nükleer silah üretmediği konusunda hemfikir olduğunu belirtti. Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George da, ordunun “cesur ve karakter sahibi liderleri” hak ettiğini vurgulayarak görevinden ayrıldı. Bu istifalar, savaşın yanlış gittiği yönündeki görüşlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

İran’da ise durum tam tersine. Orada bir komutan göreve atanıyor, ancak hemen ardından öldürülüyor. Bu döngüde, tek bir komutanın istifa etmediği görülüyor. Bu, Trump’ın bu orduyu yenemeyeceği anlamına geliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu