2,5 Yaşındaki Nikoloz’un Beynindeki 7 Santimetrelik Tümör Alındı
2,5 yaşındaki Nikoloz’un beyninden 7 cm büyüklüğündeki tümör başarıyla çıkarıldı. Tedavi süreci Türkiye’de devam ediyor.
Gürcistan’da yaşayan 2,5 yaşındaki Nikoloz Sichinava’nın sağlık sorunları, ailesinin çocuğundaki huzursuzluk, uykuya eğilim ve davranış değişikliklerini fark etmesiyle ortaya çıktı. Aile, bu belirtiler üzerine hastaneye başvurdu ve burada yapılan ilk muayenelerde Nikoloz’un beyninde sıvı birikimi olduğu tespit edilerek hidrosefali tanısı kondu. Bu süreçte, çocuğa bir şant takılarak cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Ancak ailesi, tek bir tedavi yöntemiyle yetinmeyerek daha kapsamlı tedavi seçeneklerini araştırmaya başladı. Sonuç olarak, beyin cerrahisi ve pediatrik onkoloji alanındaki imkanlar nedeniyle Türkiye’ye gelme kararı aldılar.
Türkiye’deki tedavi sürecinde, daha önce takılan şant yeniden değerlendirildi ve gerekli düzeltmeler yapıldı. Yapılan görüntülemelerde, beyinde büyük bir lezyonun varlığı netleşti. Ardından kafa içi basıncı kontrol altına almak amacıyla acil cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Radyoloji, nöro-radyoloji, patoloji ve pediatrik onkoloji birimlerinin iş birliğiyle kapsamlı bir ameliyat planı hazırlandı. Yaklaşık 10 saat süren bu operasyonla, beynin ana toplardamarlarıyla çevrili yaklaşık 7 santimetre büyüklüğündeki tümörün büyük kısmı başarıyla alındı. Cerrahiden sonra tedavi kemoterapi ile devam etti ve uzun süre hareketsiz kalmanın getirebileceği kas-iskelet sorunlarını önlemek için rehabilitasyon süreci de başlatıldı. Nikoloz’un tedavi sürecinin hekimler tarafından takip edilerek sağlığına kavuşması bekleniyor.
Nikoloz’un annesi Sofio Sichinava, oğlunun hastalığının 1,5 yaşındayken başladığını belirterek, “Belirtileri fark ettiğimizde hemen hastaneye gittik. Orada serumlar takıldı ve çeşitli tetkikler yapıldı. Hidrosefali tanısı konduktan sonra Türkiye’ye geldik. Burada da hidrosefali teşhisi kondu ve şant takıldı. Ancak biz tek bir doktorun görüşüyle yetinmek istemedik. Türkiye’ye geldiğimizde, önce muayeneler yapıldı, oğlum detaylı bir şekilde incelendi ve ülkemizde takılan şant yeniden kontrol edildi,” dedi.
Ameliyat Süreci
Sichinava, Türkiye’deki tedavi sürecini anlatırken, “Şantla ilgili bir düzeltme yapıldı ve ardından Nikoloz uzun süren bir ameliyata alındı. Ameliyat yaklaşık 10 saat sürdü. Hepimiz için oldukça heyecanlı ve zor bir süreçti. Oğlumun ameliyatını Prof. Tolga Turan Dündar gerçekleştirdi. Ameliyat sırasında tümör büyük ölçüde temizlendi, sadece çok küçük bir kısmı kaldı. Ameliyattan sonra bir süre geçti ve ardından kemoterapi tedavisine başladık. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi sağlık ekibine ve doktorlarımıza güveniyoruz. Tedavi sürecimize kararlılıkla devam ediyoruz. Olumlu sonuçlar alacağımıza yürekten inanıyoruz,” şeklinde konuştu.
Hızlı Müdahale Gerekliliği
Türkiye’deki tedavi sürecini yöneten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, “Ülkesinde huzursuzluk ve uyku eğilimi nedeniyle yapılan görüntülemelerde, beyinde su toplaması ve lezyon tespit edilmesi üzerine bize ulaşıldı. Hastamızı kabul ettik ve ilk görüntülemelerin ardından hızlı hareket etmemiz gerektiği anlaşıldı. Bu nedenle çocuğumuza hemen ventriküloperitoneal şant işlemini acil olarak gerçekleştirdik. Bu süreçte hastamızın tetkiklerini yaptık ve alerjik bir altyapı olduğunu gördük. Bu nedenle adım adım ve dikkatli ilerlememiz gerekiyordu,” dedi.
Ameliyatın Detayları
Prof. Dr. Dündar, “Daha sonra MR görüntülemeleri yapıldı, analizler gerçekleştirildi. Radyoloji birimleriyle konsültasyonlarımız oldu. Pediatrik Onkoloji ekibimizde çocuğun MR görüntüleri tekrar değerlendirildi ve ameliyat kararı alındı. Yaklaşık 10 saat süren bir ameliyat sürecini başarıyla atlattık. Ameliyat sonrası hastamızı yoğun bakıma, ardından servise aldık. Prof. Dr. Tezer Kutluk hocamız Pediatrik Onkoloji sürecini yürüttü. Radyolojide Prof. Dr. Ayşe Aralaşmak, nöro-radyoloji alanında çok deneyimli bir isim. Günümüzde tedaviler bu incelemelere dayanarak planlanıyor,” ifadelerini kullandı.
Rehabilitasyon Süreci
Çocuk pediatrik kanser tedavilerinin zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dündar, “Ne kadar ayrıntılı analiz yapılırsa, yeni nesil ilaçlardan çocuklarda o kadar olumlu sonuçlar alabiliyoruz. Bu hastamızda da benzer şekilde olumlu yanıtlar gözlemledik. Düzenli kontrollerimiz devam ediyor. Çocuğumuz uzun süre hareketsiz pozisyonda yattığı için kas-iskelet sisteminin yeniden güçlenmesi adına rehabilitasyon sürecine başlandı. Aynı zamanda genetik ve moleküler analiz sonuçları doğrultusunda tedavi planlaması yapıldı. Şu anda ameliyatın üçüncü-dördüncü ayındayız,” dedi.
Lezyonun Büyüklüğü ve Tedavi Süreci
Prof. Dr. Dündar, “Yaklaşık 7 santimetre büyüklüğünde, beynin ana toplardamarlarıyla çevrili büyük bir lezyon vardı. Pediatrik dönemde dokuların ayırt edilmesi erişkinlere göre daha zordur. Yenidoğan döneminden gelen dokular daha yapışkan olabiliyor ve bu da ameliyatı zorlaştırabiliyor. Damar yapılarının zarar görmesi durumunda çocuk ciddi nörolojik kayıplar yaşayabilirdi. Bu noktaya kadar tüm süreci detaylı analizlerle yönettik,” şeklinde konuştu.
Kemoterapi Süreci
Prof. Dr. Dündar, “2,5 yaş, özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Bu yaşta karaciğer, beyin dokusu ve diğer organların gelişimi devam etmektedir. Yenidoğan döneminden kalan bazı kanser hücrelerinin beyin dokusuna yerleşmesi hem ameliyatı hem de yönetimi zorlaştırabilmektedir. Şu anda herhangi bir nörolojik defisit yok, genel durumu oldukça iyi. Kemoterapi ilaçları bir süre daha devam edecek. Genetik yapı nedeniyle zaman zaman bulantı, kusma ve reflü benzeri durumlar görülebiliyor. Beslenme, enfeksiyonlardan korunma ve hareket konusunda çok dikkatli ilerliyoruz,” dedi.




