Altın Fiyat Senaryolarında Önemli Revizyonlar Yapıldı
Jeopolitik gerginlikler ve ekonomik belirsizlikler altın fiyat senaryolarını etkiliyor. Bankalar 2026 için umut verici tahminlerde bulunuyor.
Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarında yarattığı dalgalanmalar, altın piyasasında da önemli değişimlere yol açtı. Son dönemde artan tahvil faizleri, güçlenen dolar ve yükselen enflasyon beklentileri değerli metaller üzerinde baskı oluştururken, piyasa analistleri kısa vadeli satışların uzun vadeli görünümü olumsuz etkilemeyeceği görüşünde birleşiyor.
Geçtiğimiz hafta altın, yaklaşık %4 değer kaybı yaşadı ve haftaya ons fiyatı 4.550 doların altında başladı. Özellikle ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz indirimlerini erteleyebileceği ve yıl sonuna doğru yeniden faiz artırma ihtimalini güçlendirdi. Bu durum, faiz getirisi olmayan altın için kısa vadede olumsuz bir zemin oluşturdu. Savaşın başladığı günden bu yana ons fiyatı %14 oranında düştü. Ancak dikkat çeken bir gelişme, büyük finans kurumlarının aşağı yönlü revizyonlara rağmen uzun vadeli iyimserliklerini korumaları oldu. Bankalar, enerji fiyatlarındaki artışın orta vadede küresel enflasyonu kalıcı hale getirebileceğini ve bunun merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimlerini artırabileceğini öngörüyor.
“Kara dönem geçici olabilir”
JPMorgan, yatırımcı ilgisinin neredeyse tamamen azaldığını belirterek, 2026 yılı için ortalama altın fiyat tahminini 5.708 dolardan 5.243 dolara düşürdü. Ancak banka, yılın ikinci yarısından itibaren yatırım talebinin yeniden artacağına inanıyor. JPMorgan, orta vadeli boğa senaryosunun geçerliliğini koruduğunu ifade ederek, 2026’nın ikinci yarısında ons altının 6.000 dolara yaklaşabileceğini öngörüyor.
Merkez Bankalarının Rolü
Goldman Sachs da kısa vadeli piyasa zayıflığına rağmen altın konusunda olumlu görüşünü sürdüren bankalar arasında yer alıyor. Banka, 2026’da merkez bankalarının aylık ortalama 60 ton civarında altın alımı yapabileceğini tahmin ediyor ve 2026 yıl sonu için ons başına 5.400 dolarlık hedefini koruyor.
Doların Etkisi
Altının karşılaştığı en büyük kısa vadeli engel, ABD faiz oranları olmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu tetiklemesi, Fed’in yüksek faiz politikalarını daha uzun süre sürdürme olasılığını artırıyor. Bu durum, doları destekleyerek altının değer kaybetmesine yol açıyor.
Ancak piyasa genelinde, enerji krizinin derinleşmesi durumunda altının yeniden güvenli bir liman işlevi görebileceği düşünülüyor. Enerji fiyatlarındaki artışın küresel büyümeyi olumsuz etkilemesi halinde merkez bankalarının rezerv güvenliğine odaklanabileceği belirtiliyor.
İran Savaşı ve Platin Piyasası
İran’daki çatışmalar, yatırımcıların nakit ihtiyaçları nedeniyle değerli metallerden çıkış yapmalarına neden olarak platin piyasasında arz fazlası yarattı. Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana platin fiyatı %16’dan fazla düşerek 1.985 dolara geriledi. Dünya Platin Yatırım Konseyi’ne (WPIC) göre, piyasa yılın ilk çeyreğinde 268 bin ons fazla verdi. Geçen yıl aynı dönemde ise 658 bin ons açık bulunuyordu. Talep tarafındaki yatırım çıkışları belirleyici oldu ve ilk çeyrekte platin talebi %31 azalarak 1,5 milyon onsa düştü. ETF ve yatırım fonlarından yaklaşık 225 bin ons çıkış gerçekleşti. Mücevher ve otomotiv sektörlerindeki zayıflama da bu düşüşü hızlandırdı. Ancak WPIC, 2026’nın tamamında platin piyasasının yeniden açık vereceğini öngörüyor ve yıllık arz açığı tahminini 240 bin onstan 297 bin onsa yükseltti.




