Dünya Genelinde Art Arda Meydana Gelen Büyük Depremler

Son günlerde Kolombiya, Venezuela ve Japonya’da meydana gelen büyük depremler, dünya genelinde deprem aktivitelerinin arttığına dair endişeleri gündeme getirdi.

Dünya genelinde son aylarda meydana gelen büyük depremler, dikkatleri tekrar bu doğal afetlerin sıklığına çekti. En son Kolombiya’nın batısında 10 Ağustos’ta 7,4 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’ne (USGS) göre, 107 kilometre derinlikte meydana gelen bu deprem, Kolombiya’nın yanı sıra çevre ülkelerde de hissedildi. 21. yüzyılda Kolombiya’da kaydedilen en güçlü deprem olarak kayıtlara geçen bu felaket sonucunda en az 164 kişi hayatını kaybetti ve birçok bina yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

Kolombiya’dan yaklaşık bir buçuk ay önce, 24 Haziran’da komşu Venezuela’da da büyük depremler meydana geldi. Ülkede yaklaşık 40 saniye arayla iki güçlü sarsıntı kaydedildi. İlk depremin büyüklüğü 7,2, ardından gelen ikinci depremin büyüklüğü ise 7,5 olarak ölçüldü. Bu depremler, başkent Caracas dahil olmak üzere geniş bir bölgede hissedildi ve büyük yıkımlara neden oldu; yüzlerce bina yıkıldı veya hasar gördü. Depremler sonrası ülkede olağanüstü hal ilan edildi.

Temmuz ayının sonunda Japonya’da da benzer bir durum yaşandı. Ülkenin güneybatısındaki Kumamoto bölgesinde 28 Temmuz’da meydana gelen depremin büyüklüğü ilk başta 7,1 olarak duyuruldu, ancak daha sonra 6,8 olarak revize edildi. Sığ bir noktada gerçekleşen bu deprem sonrası tsunami uyarısı verildi, bazı binalar ve altyapı zarar gördü, ancak uyarı daha sonra kaldırıldı.

Son dönemdeki bu büyük depremler, Pasifik Ateş Çemberi’nin yeniden gündeme gelmesine sebep oldu. Pasifik Okyanusu etrafında uzanan bu geniş deprem kuşağı, Güney ve Kuzey Amerika’nın batı kıyılarından Japonya, Filipinler ve Endonezya’ya kadar uzanıyor. Kolombiya ve Japonya, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alırken, Venezuela’daki depremler ise Karayip ve Güney Amerika levhalarının etkileşimde olduğu farklı bir bölgede meydana geldi.

Birbirinden binlerce kilometre uzaktaki ülkelerde kısa süre içinde meydana gelen büyük depremler, depremlerin birbirini tetikleyip tetiklemediği sorusunu gündeme getirdi. USGS’ye göre, büyük bir depremin oluşturduğu sismik dalgalar, bazı durumlarda çok uzaktaki ve kırılmaya yakın olan faylarda küçük depremleri tetikleyebilir. Ancak bu durum, dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen her büyük depremin birbiriyle bağlantılı olduğu anlamına gelmiyor. Venezuela, Japonya ve Kolombiya’daki depremlerin tarihlerinin birbirine yakın olması da aralarında doğrudan bir bağlantı olduğu anlamına gelmiyor.

Son aylarda art arda gelen büyük depremler, “Dünyada büyük depremler artıyor mu?” sorusunu da gündeme taşıdı. Bilim insanlarına göre, kısa bir süre içinde çok sayıda büyük depremin yaşanması, dünya genelinde olağan dışı bir deprem hareketliliğinin başladığı anlamına gelmiyor. Bazı dönemlerde büyük depremler birbirine yakın tarihlerde meydana gelebiliyor, bazı dönemlerde ise aralarındaki süre uzayabiliyor. Bu nedenle birkaç aylık veriye bakarak dünyanın yeni bir “büyük deprem dönemine” girdiğini söylemek mümkün değil. Ancak Venezuela’dan Japonya’ya, son olarak Kolombiya’ya uzanan büyük depremler, aktif fay hatları üzerinde yaşayan milyonlarca insan için deprem gerçeğini bir kez daha gündemin ilk sıralarına taşıdı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu