DEM Parti’den Alevi kurumlarıyla eşit yurttaşlık mesajı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi kurumlarıyla buluşmasında barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık için ortak mücadele çağrısı yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Alevi kurumlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri yöneticisi Mercan Gül ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez katıldı.
Toplantıda konuşan Tuncer Bakırhan, buluşmanın yalnızca güncel gelişmelerin değerlendirildiği bir program olmadığını belirterek Alevilerin eleştiri, öneri ve kaygılarını dinlemenin DEM Parti açısından temel sorumluluklardan biri olduğunu söyledi. Alevi kurumlarıyla dönem dönem bir araya geldiklerini ifade eden Bakırhan, ortak geçmişin ve birlikte yürütülen mücadelelerin bu buluşmayı önemli kıldığını dile getirdi.
“Sürecin hedefi eşit ve adil bir düzen”
Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca Kürtler açısından değil, Aleviler ve Türkiye’de yaşayan herkes için kazanım sağlayacağını savundu. Sürecin nihai hedefinin sadece çatışmasızlık olmadığını ifade eden Bakırhan; demokrasi, eşit yurttaşlık, hukuk, adalet ve eşit bir düzen kurulmasının esas amaçlar olduğunu söyledi.
Bakırhan, kimliklerin inkâr edilmediği ve herkesin eşit koşullarda ortak bir gelecek kurabildiği bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirterek, Alevilerin eşit yurttaş olmadığı bir Türkiye’de Kürtlerin de eşit ve özgür olamayacağını dile getirdi. Sürecin bütün kimlikleri ve inançları hukukun öznesi haline getirmeyi amaçladığını kaydetti.
Barış sürecinin yalnızca Kürtlerin değil, Alevilerin, ezilenlerin ve Türkiye’deki 86 milyon yurttaşın süreci olduğunu söyleyen Bakırhan, ilk aşamada şiddet ve çatışma ortamının sona erdirilerek sorunların hukuki ve siyasi zeminde ele alınmasının hedeflendiğini belirtti. Sonraki aşamada ise hukuk, adalet, demokrasi ve eşit yurttaşlık taleplerinin gündeme geleceğini ifade etti.
“Alevilerin yer almadığı bir sürece rızalık vermeyiz”
DEM Parti’nin, Alevilerin dahil olmadığı bir sürece rızalık vermeyeceğini vurgulayan Bakırhan, rızalığın hukuki tanınma, demokratik toplum ve Alevilerin kendilerini eşit yurttaşlar olarak hissedeceği bir düzen temelinde mümkün olacağını söyledi. Farklı kimliklerin kendi özelliklerini koruyarak aynı masada yer alması gerektiğini belirten Bakırhan, sürecin bütün toplumsal kesimlerin anayasal güvencelere ve temel haklara kavuşması amacıyla yürütüldüğünü kaydetti.
Gerçek anlamda barışın; Alevilerin eşit yurttaş olarak kabul edilmesi, cemevlerine yasal statü tanınması, ayrımcılığın sona erdirilmesi ve tüm kimliklerle inançların özgürleşmesiyle mümkün olacağını belirten Bakırhan, çerçeve yasanın uygulanmasının ardından sürecin ikinci aşamasına geçileceğini söyledi. Bu aşamada cumhuriyetin demokratikleştirilmesi ve herkesin kendi kimliğiyle özgürce var olabilmesi için ortak mücadele yürütüleceğini ifade etti.
“Demokratik entegrasyon eşit özneler arasında kurulmalı”
Demokratik entegrasyonun Kürtlerin Türk, Alevilerin ise Sünni hale gelmesi anlamına gelmediğini belirten Bakırhan, bunun farklı kimliklerin eşit özneler olarak özgür bir ilişki kurması olduğunu söyledi. Kürtleri Alevilerden, Alevileri de kendi içinde ayrıştırmaya yönelik yaklaşımların toplumsal mücadeleyi zayıflatmayı amaçladığını savunan Bakırhan, Alevileri “makbul” ve “gayrimakbul” olarak sınıflandıran dilin terk edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin Alevilere yeni bir kimlik tanımı dayatmaya değil, onları eşit yurttaşlar olarak kabul eden bir zemin oluşturmaya ihtiyacı olduğunu dile getiren Bakırhan, bu hedefin ortak mücadeleyle gerçekleştirilebileceğini söyledi. Geçmişte yaşanan katliam, sürgün, inkâr ve asimilasyonların unutulamayacağını belirten Bakırhan, tarihsel travmaların geleceği belirlemesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
Geçmişin acılarından ders çıkarılarak barış içinde ortak bir gelecek kurulmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Bakırhan, yüzlerini demokrasiye ve çocukların benzer acıları yaşamayacağı bir geleceğe çevirmeleri gerektiğini söyledi.
“Alevi kurumlarıyla birlikte yürümek istiyoruz”
Alevi öğretisindeki rızalık ve cem anlayışının demokratik yönetim açısından önemli bir birikim sunduğunu belirten Bakırhan, Alevilerin ülkenin yönetiminde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Alevilerin, Kürtlerin, kadınların ve ezilenlerin söz ve karar sahibi olduğu bir Türkiye’nin güçlü, demokratik ve adil olacağını savundu.
Partisinin eleştiri ve önerilere açık olduğunu belirten Bakırhan, eksik ve yetersiz gördükleri noktaları Alevi kurumlarının temsilcileriyle birlikte değerlendirmek istediklerini söyledi. Önümüzdeki dönemde Alevilerle birlikte yürümek ve ortak mücadeleyi büyütmek istediklerini ifade eden Bakırhan, konuşmasını Hacı Bektaş Veli’nin “Gelin bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözüyle tamamladı.
22 Eylül 2026




