Bağımsız Sinemanın Efsanesi, İsa’nın Dirilişiyle Geri Dönüyor

Mel Gibson’un merakla beklenen ‘İsa’nın Dirilişi’ filmi, çekimlerini tamamladı ve vizyon tarihi ertelendi.

Sinema tarihinin en çok tartışılan yapımlarından biri olan “Tutku: İsa’nın Çilesi”nin beklenen devam filmi “İsa’nın Dirilişi”nin çekimleri sona erdi. Mel Gibson, 2004 yapımı bu kült eserin merakla beklenen ikinci bölümüne dair ilk resmi görseli paylaştı. İki bölümden oluşacak olan bu dini epik yapım, İtalya’nın tarihi şehirleri Roma, Bari, Ginosa, Craco, Brindisi ve Matera’da tam 134 gün süren bir çalışma ile tamamlandı.

Paylaşılan görsel ile birlikte, filmle ilgili bazı erteleme haberleri de geldi. Başlangıçta 26 Mart 2027’de vizyona girmesi planlanan “Birinci Bölüm”, birkaç ay gecikmeyle 6 Mayıs 2027 tarihine ertelendi. İkinci bölüm ise bir yıl ileri atılarak 25 Mayıs 2028 tarihinde izleyici ile buluşacak. Bu tarihler, Hristiyan dünyasında Hz. İsa’nın göğe yükselişini simgeleyen kutsal günle örtüşmesi açısından dikkat çekici bir ayrıntı taşıyor.

Mel Gibson, projeyi hayata geçirirken duyduğu heyecanı şu sözlerle dile getirdi: “Bu film, hayatımın en önemli işini temsil ediyor. Bir sanatçı olarak benden her şeyimi talep etti. Bu, insanlık tarihinin en önemli hikayesini anlatmak için 20 yılı aşkın süredir taşıdığım bir misyon.” Gibson, filmdeki oyuncu kadrosuna ve ekibine de derin bir minnet duyduğunu belirtti.

İlk filmde Jim Caviezel ve Monica Bellucci’nin rol aldığı yapımda, bu kez başrollerde Hz. İsa’yı Jaakko Ohtonen, Meryem Ana’yı ise Mariela Garriga canlandıracak. Senaryoyu Randall Wallace ile birlikte kaleme alan Gibson, devam filminin tonunu daha önce “adeta bir asit kafası” olarak tanımlamış ve bu senaryonun kendisi için oldukça farklı olduğunu ifade etmişti.

İlk film, 30 milyon dolarlık bütçesine karşın dünya genelinde 610 milyon dolar hasılat elde ederek bağımsız sinemanın en başarılı yapımlarından biri olmayı başardı. Bu rekor, yakın zamanda “Deadpool” ve “Wolverine” gibi yapımlar tarafından kırıldı. Lionsgate çatısı altında geniş bir dağıtım ağı ile vizyona girecek olan bu devasa yapım, Mel Gibson’ın sinema kariyerindeki itibarını yeniden yükseltebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu