Eğitim Sen, Yoksulluk ve Güvencesizliğe Karşı 14 Ocak’ta İş Bıraktı
Eğitim Sen, 14 Ocak’ta yoksulluk ve güvencesizlikle mücadele için iş bıraktı. Kamu emekçileri taleplerini dile getirdi.
Eğitim Sen, yoksulluk, güvencesizlik ve angarya uygulamalara karşı 14 Ocak 2026 tarihinde iş bırakarak sokaklara indi. Eylemler, kamu emekçilerinin karşılaştığı ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlara dikkat çekmek amacıyla düzenlendi.
Sendikanın yaptığı açıklamada, Türkiye’deki kamu emekçileri ve işçilerin yalnızca maaşlarının enflasyon karşısında eridiği bir ekonomik krizle değil, aynı zamanda hak gaspları, sendikal özgürlüklerin kısıtlanması ve grev hakkının fiilen ortadan kaldırılması gibi sorunlarla da karşı karşıya olduğu vurgulandı. Yoksulluğun tesadüfi bir durum olmadığı, bilinçli bir siyasi tercih sonucu ortaya çıktığı ifade edildi.
“Bu Tablo Bir Demokrasi Krizidir”
Açıklamada, eğitim, sağlık, barınma ve beslenme gibi temel hakların erişilemez hale geldiği belirtilerek, bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda derin bir demokrasi krizi olduğu kaydedildi. Hakem Kurulu dayatmasıyla sonuçlanan toplu sözleşme süreci, TÜİK’in gerçek yaşamla örtüşmeyen enflasyon verileri ve sembolik maaş artışlarının yoksulluğu kurumsallaştırdığı ifade edildi.
Eğitim Sen, mevcut politikaların maaşların daha cebe girmeden kira, fatura, vergi ve zamlarla eridiğini; buna karşın sermaye teşvikleri ve rant projeleri için kamu kaynaklarının sınırsızca kullanıldığını belirtti.
“Haklarımız Mücadeleyle Kazanıldı”
Sendika açıklamasında, bugün sahip olunan hiçbir hakkın lütufla verilmediği; fiili, meşru ve demokratik mücadelelerle kazanıldığı hatırlatıldı. Mücadelenin ertelenemeyeceği vurgulanarak, “Bugün ertelenen mücadele, yarın daha ağır bedellerle karşımıza çıkar” denildi.
Eğitim Sen’in Talepleri
Eylem kapsamında öne çıkan talepler arasında, gelir vergisi dilimlerinin %10’da sabitlenmesi, enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılması, tüm kamu emekçilerine en az %20 ek zam yapılması, ek ders ücretlerinin en az iki katına çıkarılması, angarya uygulamaların kaldırılması gibi maddeler yer aldı. Ayrıca, tüm ek ödemelerin taban aylığa ve emekliliğe yansıtılması, yükseköğretim tazminatı ve geliştirme ödeneğinin tüm emekçilere verilmesi, idari ve yardımcı hizmetlilere 3600 ek gösterge tanınması gibi talepler de gündeme getirildi.
KHK ile ihraç edilen emekçilerin görevlerine iade edilmesi ve kadına yönelik şiddete karşı ILO 190 Sözleşmesi’nin imzalanması da sendikanın talepleri arasında yer aldı. Eğitim Sen, ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğe son verilmesi, güvenceli istihdamın sağlanması, mesleki özerkliğin güvence altına alınması ve grevli toplu sözleşme hakkını içeren demokratik bir sendika yasası çıkarılması çağrısında bulundu.
“Emeğin Örgütlü Gücü Alanlarda”
Eğitim Sen, 14 Ocak’ta gerçekleştirdiği iş bırakma eylemiyle emeğin örgütlü gücünü sokaklara taşıdığını belirterek, mücadelenin yoksulluğa, güvencesizliğe ve dayatılan geleceksizliğe karşı süreceğini duyurdu. Açıklama, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın Eğitim Sen! Yaşasın KESK!” sloganlarıyla sona erdi.




