Türk Dizileri 170 Ülkede 1 Milyar İzleyiciye Ulaştı
Türk dizileri, 170’den fazla ülkede 1 milyardan fazla izleyiciye ulaşarak büyük bir başarı elde etti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk dizilerinin dünya genelinde 170’den fazla ülkede 1 milyardan fazla izleyiciye ulaştığını ve sektörün ihracat gelirinin 1 milyar doları aştığını açıkladı. Duran, bu başarıyı, tek merkezli küresel anlatı düzeninden çok merkezli bir dünya hikayesine geçiş olarak değerlendirdi.
İstanbul Ataşehir’de düzenlenen “Türkiye Markasının Küresel Anlatısı Türk Dizileri” etkinliğinde konuşan Duran, hikayelerin insanlık tarihi boyunca toplumsal hafızanın ve kültürel aktarımın temel araçları olduğunu vurguladı. Anlatı mecralarının değişmesine rağmen, insanların kendilerini ve dünyayı anlatma ihtiyacının sabit kaldığını belirtti.
Uluslararası sistemde ülkeler hakkında oluşan algının yalnızca resmi açıklamalar ve diplomatik belgelerle şekillenmediğini dile getiren Duran, sinema ve televizyon yapımlarının bu algı üzerinde önemli bir etki yarattığını ifade etti. Geçmişte Batı merkezli popüler kültürün dünya genelinde güçlü bir etkisi olduğunu hatırlatan Duran, Soğuk Savaş döneminde sinemanın uluslararası rekabetin ve ideolojik mücadelenin önemli araçlarından biri haline geldiğini söyledi.
Duran, Batı dışındaki toplumların uzun yıllar boyunca tek yönlü ve indirgemeci anlatılarla temsil edildiğini belirterek, “Bizim hikayemizi başkaları anlattığında, hem dünyaya hem de kendimize bakış açımız o kadrajın sınırlarına hapsoluyor. Türk dizilerinin dünyadaki yükselişi, bizim için hegemonya kurma meselesi değil, ülkemizin kendi hikayesini üretme ve farklı toplumlarla buluşturma kapasitesini ortaya koyma meselesidir” dedi.
Türk dizilerinin farklı coğrafyalardaki izleyicilere ulaşmasının, Türkiye’nin yalnızca haritada yer alan uzak bir ülke olmaktan çıkmasını sağladığını ifade eden Duran, İstanbul’un sokaklarından Anadolu’nun aile ilişkilerine kadar pek çok unsurun milyonlarca insanın gündelik hayatına girdiğini belirtti.
Duran, Türk dizilerinin uluslararası alandaki başarısını paylaşarak, Türkiye’nin en büyük dizi ihracatçılarından biri olduğunu vurguladı. 2000’li yılların başında yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde olan dizi ihracatının bugün 1 milyar doları aştığını belirten Duran, sektörün geldiği noktayı memnuniyet verici bulduğunu ifade etti.
Dizi sektörünün başarısının yalnızca ekonomik gelirle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Türkçe öğrenme isteğinden turizme, Türk ürünlerine olan ilgiden Türkiye’nin kültürel görünürlüğüne kadar birçok alanda katkı sağladığını dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ortaklığında yapılan bir araştırmaya göre, Türkçe öğrenen yabancı katılımcıların yüzde 81’inin bu sürece Türk dizilerini izleyerek başladığı aktarıldı.
Duran, Türk dizilerinin dünya genelinde Türkçe öğrenme motivasyonunu artırdığına ve Türkiye’ye yönelik kültürel ilgiyi desteklediğine dikkat çekti. Bu verilerin yalnızca sektörün başarısını değil, Türkiye markasının uluslararası düzeyde nasıl algılandığını da gösterdiğini belirtti.
Duran, Türk dizilerinin yükselişinin, tek merkezli küresel anlatı düzeninden çok merkezli bir dünya hikayesine geçişin bir parçası olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Türkiye markasını güçlendirmeyi stratejik iletişim ve kamu diplomasisi çalışmalarının merkezine koyduğunu vurguladı. Dijital platformlara yönelik özgün içerik üretimi, ortak yapımlar ve uluslararası yapım ağlarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Duran, insanlığın hikayesinin de birkaç merkezin kamerasına bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Duran, Türk dizilerinin küresel dolaşıma giren her hikayesiyle Türkiye hakkında bir iz bıraktığını belirterek sektör temsilcilerine kültürel değerlere ve aile yapısına yönelik hassasiyet çağrısında bulundu. Yaratıcılığın sınırlandırılmaması gerektiğini, daha cesur ve özgün yapımların ortaya çıkmasını beklediklerini ifade eden Duran, Anadolu’nun zengin hikaye hazinesine yönelmenin önemini vurguladı. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ve akademisyenler katıldı.



