Fitre Verirken Söylemek Gerekir mi? Diyanet’in Açıklamaları

Diyanet, fitre verirken bunun belirtilip belirtilmeyeceği konusunda net açıklamalarda bulundu. İşte detaylar.

Ramazan ayı, fitre verme uygulamasıyla ilgili pek çok sorunun gündeme geldiği bir dönemdir. Özellikle, fitre verirken karşıdaki kişiye bunun fitre olduğunu belirtmenin gerekip gerekmediği merak edilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimlerinin görüşlerine göre bu konuda net bir cevap bulunmaktadır.

Diyanet kaynaklarına ve İslam alimlerinin değerlendirmelerine göre, fitre verirken bunun açıkça ifade edilmesi zorunlu değildir. Fitre veren kişinin kalben niyet etmesi yeterli görülmektedir. Yani, kişi, verdiği paranın fitre olduğunu düşünerek ihtiyaç sahibine ulaştırdığında bu ibadeti yerine getirmiş sayılmaktadır.

Bu bağlamda, fitre verirken “Bu benim fitremdir” demek zorunlu değildir. Hatta bazı alimler, ihtiyaç sahibini rahatsız etmemek adına bu ifadenin kullanılmamasının daha uygun olabileceğini belirtmektedir.

Bazı kişiler arasında fitreyi alan kişinin “fitreyi kabul ettim” diyerek iki rekât namaz kılması gerektiği yönünde yanlış bir inanış bulunmaktadır. Ancak bu, İslam alimleri tarafından doğru bulunmamaktadır. Fitreyi alan kişinin ayrıca bir namaz kılması gerekmemektedir. Aynı şekilde, fitre verilen kişinin namaz kılıyor olması da şart değildir. Fitre, ihtiyaç sahiplerine verilmesi gereken bir ibadet olup, alan kişinin ibadet durumu ile bağlantılı değildir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, fitre olarak bilinen fıtır sadakasının Ramazan ayının sonunda verilen önemli bir mali ibadet olduğunu açıklamaktadır. Bu sadaka, insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak, dinen zengin sayılan Müslümanların belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır.

“Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası; insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak, dinen zengin sayılan Müslümanların belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır.”

İslam alimleri, fıtır sadakasının vacip oluşunun sünnetle sabit olduğunu ifade etmektedir. Bu konuda Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce gibi hadis kaynaklarında rivayetler yer almaktadır.

Fıkıh kaynaklarında fitre verirken niyetin önemine de vurgu yapılmaktadır. Mehmet Keskin’in Şafii İlmihali adlı eserinde, zekât ve fitre verirken niyet edilmesinin gerekli olduğu ifade edilmektedir. Buna göre, kişi, verdiği sadakanın fitre olduğuna kalben niyet etmelidir. Ancak fakire verirken bunu sözle ifade etmesi şart değildir; yani “Bu benim zekâtımdır” veya “Bu benim fitremdir” demek zorunlu kabul edilmez.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 yılı için kişi başına verilmesi gereken fitre miktarını 240 lira olarak belirlemiştir. Buna göre, dört kişilik bir aile için toplam fitre miktarı 960 lira olmaktadır. Fitrelerin Ramazan ayı içinde verilmesi mümkündür, ancak en geç Ramazan Bayramı namazından önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerekmektedir.

Sonuç olarak, İslam alimlerinin ve Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamalarına göre fitre verirken karşıdaki kişiye bunun fitre olduğunu söylemek zorunlu değildir. Önemli olan, kişinin kalben niyet ederek bu ibadeti yerine getirmesidir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu