Kozmetik Sektöründe Sahte Ürün Uyarısı ve Tüketici Bilinci
Kozmetik sektörü, sahte ürün riskine karşı tüketicileri resmi satış kanallarını tercih etmeleri konusunda uyarıyor.
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayiciler Derneği, sahte ürünlerin artan riskine karşı tüketicileri uyararak, yalnızca güvenilir ve resmi satış kanallarını tercih etmeleri gerektiğini vurguladı. Özellikle dijital satışların yaygınlaşmasıyla birlikte, güvenilir olmayan ürünlerin piyasada daha fazla yer bulduğu belirtildi.
Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Dayıoğlugil, sektörün 2026 yılına güçlü bir ekonomik altyapıyla girdiğini ifade ederek, Türkiye’deki kozmetik, temizlik ve hijyenik kağıt ürünleri pazarının toplamda 10,8 milyar doları aştığını açıkladı.
Dayıoğlugil, çevrim içi satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 30’a yaklaşmasının sahte ve kayıtdışı ürün riskini artırdığını belirtti. Dijitalleşmenin sektöre sunduğu fırsatların yanı sıra ciddi sorumluluklar da getirdiğini ifade eden Dayıoğlugil, bu süreçte tüketici sağlığının korunmasının önemine dikkat çekti.
Sahte ürünlerin hem tüketici sağlığı hem de kayıtlı üretici firmalar için önemli bir tehdit oluşturduğunu belirten Dayıoğlugil, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
2025 yılı verilerine göre, kozmetik sektörünün 3,8 milyar dolar, temizlik ve deterjan ürünlerinin 3,9 milyar dolar, hijyenik kağıt ürünlerinin ise 3,1 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını aktaran Dayıoğlugil, bu üç sektörün toplamda 10,8 milyar dolarlık güçlü bir iç pazar oluşturduğunu söyledi.
Aynı dönemde toplam ihracatın 4,2 milyar doları aştığını belirten Dayıoğlugil, Türkiye’nin bu alanda sadece iç pazarda değil, küresel ölçekte de güçlü bir üretim merkezi haline geldiğini ifade etti.
Sektör temsilcileri, tüketicilerin ürünleri yalnızca resmi, tanınmış ve güvenilir satış noktalarından veya kurumsal çevrim içi platformlardan satın alması gerektiğini vurguladı. Dayıoğlugil, doğru satın alma kanalının sahte ürünleri ayırt etmede en kritik adım olduğunu belirterek, ürün ambalajları ve etiket bilgilerinin dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanlar, ürünlerin Türkçe etiket, üretici veya ithalatçı firma bilgisi, kullanım talimatları ve yasal bildirimlerin eksiksiz olmasının güvenilirliğin temel göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. Eksik veya şüpheli bilgiler içeren ürünlerin tercih edilmemesi gerektiği ifade edilirken, tüketicilere bilinçli alışveriş yapmaları çağrısında bulunuldu.
Dayıoğlugil, sahte ürünlerle mücadelenin yalnızca yasaklarla değil, doğru ürünlerin görünür ve erişilebilir hale getirilmesiyle mümkün olduğunu söyledi. Uzun vadede en etkili çözümün bilinçli tüketici ve güçlü marka güveni olduğunu vurgulayan Dayıoğlugil, sektörün kamu kurumlarıyla iş birliği içinde denetim süreçlerine katkı sağlamayı sürdüreceğini kaydetti.



