Şeker Sektörüne Yönelik 8 İlde Eş Zamanlı Soruşturma Başlatıldı

İstanbul merkezli 8 ilde şeker sektörüne yönelik geniş çaplı soruşturma başlatıldı. 25 şirkete ait 26 adreste arama yapıldı.

Nişasta bazlı şeker üretimi ve ticaretinde yaşanan kota ihlalleri, yanıltıcı faturalandırma ve vergi kaybı iddiaları üzerine İstanbul merkezli olarak 8 ilde kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bu süreçte, 25 şirkete ait toplam 26 adreste arama yapılarak çeşitli belgelere el konuldu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Şeker Soruşturması” adı altında yürütülen bu soruşturma kapsamında, şirket yöneticisi olduğu belirlenen 47 şüphelinin ifadeye çağrıldığını duyurdu. Soruşturma, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın denetimleri sonucunda elde edilen bulguların ardından bu adli işlemlerin başlatıldığı bildirildi. İncelemeler, bazı firmaların Şeker Kanunu’nda belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ettiğini göstermekte. İç piyasaya arz edilmesi yasak olan bazı nişasta bazlı şeker ürünlerinin piyasaya sürüldüğü tespit edildi.

Soruşturmanın önemli unsurlarından biri, ürünlerin faturalandırılmasıyla ilgili iddialar. Yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin gerçek niteliklerinin “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta” ve “fruktoz” gibi farklı isimlerle faturalarda gizlendiği öne sürüldü. Faturalarda belirtilen ürünlerle fiilen teslim edilen ürünler arasında da tutarsızlıklar bulunduğu ifade edildi.

Soruşturma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ve ilaçların ticareti, vergi kaçakçılığı, yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları açısından da sürdürülmekte. Bu süreç, halk sağlığı, tüketici güvenliği, piyasa düzeni ve kamu gelirleri açısından çok yönlü bir şekilde ele alınıyor.

Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmanın yürütülmesinde ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları arasındaki işbirliğine vurgu yaparak, “Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan ve devlete vergi kaybına uğratan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu