Ramazan’da Sağlıklı Beslenmenin Temel İlkeleri

Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin altın kurallarını öğrenin. Uzman diyetisyen önerileriyle bu dönemi en iyi şekilde değerlendirin.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte sağlıklı ve dengeli beslenme konusu yeniden önem kazandı. Diyetisyen Zehra Nur Başkan, bu ayın sadece açlık süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ruhsal ve fiziksel arınma için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Başkan, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sade ve dengeli yaşam tarzının, günümüzdeki sağlıklı beslenme önerileriyle büyük ölçüde örtüştüğüne dikkat çekti.

Sahura kalkmanın önemi

Başkan, sahur öğününün önemine değinerek, “Peygamber Efendimiz, ‘Sahurda bolluk ve bereket vardır’ buyurarak bu öğüne teşvik etmiştir. Bilimsel açıdan sahur, vücudun hormon dengesini korumak için kritik bir adımdır. Sahura kalkmadığımızda ya da sadece su içip yattığımızda, vücut stres altına girer ve bu durum gün içinde yorgunluk ve dikkat dağınıklığına yol açar. Sahurda tam tahıllar, yumurta ve süt ürünleri gibi protein kaynaklarına yer vermek, kas kaybını önler ve gün boyunca zinde kalmanızı sağlar” dedi.

Su tüketimi ve sıvı dengesi

Susuzluk konusuna da değinen Başkan, “Efendimiz’in ‘Suyu yudum yudum için’ tavsiyesi günümüzde de geçerliliğini koruyor. İftarda bir anda fazla miktarda su içmek sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Doğru olan, suyu iftarla sahur arasında yaymaktır. İftardan sonra saat başı bir-iki bardak su içerek vücudu nemli tutmalıyız. Hedefimiz bu süre içinde toplam 8-10 bardak su tüketmek olmalı. Ayrıca, doğal maden suları ve bitki çayları da sıvı dengesini sağlamak için faydalıdır” şeklinde konuştu.

İftarda dikkat edilmesi gerekenler

İftar sofrasının bir ziyafet değil, bedeni ödüllendirme fırsatı olması gerektiğini belirten Başkan, “Orucumuzu açtıktan sonra bir kase çorba içip 10-15 dakika ara vermeliyiz. Bu süre, tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasına yardımcı olur ve aşırı yemenin önüne geçer. ‘İnsan midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır’ hadisini rehber edinmeliyiz. Mideyi üçte bir yemek, üçte bir su ve üçte bir hava prensibiyle yönetmek, iftar sonrası ağırlaşmayı ve hazımsızlığı önler” ifadelerini kullandı.

Lifli gıdaların önemi

Ramazan ayında sıkça karşılaşılan sindirim sorunlarını aşmak için lifli gıdaların tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan, “Taze sebze ve meyveler sofrada mutlaka yer almalı. İftarda et veya tavuk tüketiyorsanız, yanında büyük bir salata bulundurmalısınız. Baklagiller de lif açısından oldukça faydalıdır. Haftada birkaç kez menüye eklemek bağırsak sağlığını destekler. Ayrıca, iftardan 1-2 saat sonra hafif bir yürüyüş yapmak sindirim sistemine yardımcı olur ve metabolizmayı hızlandırır” dedi.

Son olarak, Ramazan ayının ruhsal arınmanın yanı sıra bedensel bir disiplin dönemi olduğunu unutmamalıyız. Beslenme düzenimizi Sünnete uygun, sade ve dengeli hale getirerek bayrama yenilenmiş bir şekilde girebiliriz. Bedenimiz bir emanet ve ona en iyi şekilde bakmak bizim sorumluluğumuzdur. Rabbim tuttuğunuz oruçları kabul etsin, sağlığınızı daim eylesin. Huzurlu ve bereketli bir Ramazan geçirmenizi dilerim.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu