İklim Değişikliği: Yüz Binlerce Hayat Tehlikede

İklim değişikliği, sağlık sistemlerini tehdit ediyor. DSÖ, 2030-2050 döneminde 250 bin ek ölüm öngörüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, aynı zamanda insanların yaşam sürelerini, karşılaşacakları hastalıkları ve sağlık sistemlerinin yükünü belirleyen ciddi bir kriz haline geldiğini bildirdi. DSÖ, insan kaynaklı iklim değişikliğinin 21. yüzyılın en büyük sağlık tehditlerinden biri olduğunu vurgulayarak, 2030-2050 yılları arasında sıcak stresinin, yetersiz beslenmenin, sıtmanın ve ishalin neden olduğu yılda yaklaşık 250 bin ek ölüme yol açabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki en belirgin etkilerinden biri, aşırı sıcaklıklar. Yaşlılar, bebekler, hamileler, kronik hastalığı olan bireyler ve açık alanda çalışan, soğutma imkanı bulunmayan düşük gelirli kişiler bu durumdan en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Avrupa’da, 20-28 Haziran 2026 tarihleri arasında yaşanan sıcak hava dalgasında Fransa’da 2.025, Belçika’da yaklaşık 1.200 ve Hollanda’da ise yaklaşık 480 ek ölüm kaydedildi. Lancet Countdown’ın 2025 yılına ait raporuna göre, sıcaklığa bağlı ölümler 1990’lardan bu yana yüzde 23 oranında artarak yıllık 546 bine ulaştı.

Hava kirliliği de iklim krizinin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Fosil yakıtların çıkarılması ve kullanılması sonucunda ortaya çıkan ince partikül maddeler ve diğer kirleticiler, kalp damar hastalıklarından akciğer rahatsızlıklarına kadar geniş bir sağlık sorunu yelpazesi yaratıyor. DSÖ, hava kirliliğinin her yıl yaklaşık 7 milyon erken ölümle ilişkilendirildiğini belirtiyor. Ayrıca, orman yangınları da bu sağlık krizinin bir başka yönünü temsil ediyor. Lancet Countdown’ın raporuna göre, 2024 yılında yangın dumanından kaynaklanan ince partikül madde kirliliği yaklaşık 154 bin ölümle ilişkilendirildi. Sıcaklık ve yağış düzenindeki değişiklikler, sivrisinek ve kene gibi hastalık taşıyıcılarının yayılma alanlarını etkilerken, kuraklık ve seller temiz suya erişimi zorlaştırmakta; gıda üretimindeki kayıplar ise yetersiz beslenme riskini artırmaktadır.

Türkiye’deki veriler de iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor. Lancet Countdown’ın Türkiye raporuna göre, 2024 yılında insanlar ortalama 33 gün sıcak hava dalgasına maruz kaldı. Türkiye’de hava kirliliği de ciddi bir sağlık sorunu yaratıyor. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun 2025 yılına ait Kara Raporu’na göre, yalnızca 2024 yılında 62.644 ölüm PM2.5 kirliliğine bağlanıyor. Bu rakam, 30 yaş üstü ölümlerin yaklaşık yüzde 13’üne karşılık gelirken, partikül madde kirliliğinin yıllık ekonomik maliyetinin yaklaşık 138 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Rapora göre, Türkiye’deki hiçbir ilin yıllık ortalama hava kalitesi, DSÖ’nün belirlediği temiz seviyede değil.

Artan sağlık sorunları üzerine, Türkiye’den Temiz Hava Hakkı Platformu ile birlikte 74 uluslararası sağlık, bilim, çevre ve insan hakları örgütü, COP31 öncesinde ortak bir çağrı yaptı. Sınır Tanımayan Doktorlar, Lancet Countdown, Avrupa Halk Sağlığı Birliği, Küresel İklim ve Sağlık İttifakı, 350.org ve Türk Tabipleri Birliği gibi kuruluşlar, insan sağlığının iklim politikalarının merkezine alınmasını talep ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu