Falkland krizi yeniden tırmanıyor: Gerilim büyüyor

Falkland krizi, Arjantin’in petrol projesine yönelik yaptırım ve yeni deniz üssü planıyla yeniden tırmandı. İngiltere ve ABD’den dikkat çeken mesajlar geldi.

Arjantin ile İngiltere arasında 1833’ten bu yana devam eden Falkland egemenlik anlaşmazlığı yeniden tırmandı. 1982’de 74 gün süren savaşa dönüşen ve 900’den fazla kişinin hayatını kaybettiği kriz, bu kez petrol rezervleri, Arjantin’in deniz üssü planı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları nedeniyle uluslararası gündemde.

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, ülkesinde Malvinas olarak adlandırılan Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasını güçlendiren adımlar açıkladı. Milei, İngiltere ve İsrail bağlantılı Sea Lion petrol projesine dahil olan şirketlere yaptırım uygulanacağını ve adalara yakın Tierra del Fuego bölgesinde yeni bir deniz üssü kurulacağını duyurdu. Buenos Aires’in diplomatik, ekonomik ve hukuki tüm araçları kullanacağını belirten Milei’ye Londra’dan egemenlik tartışmasına kapıyı kapatan yanıt geldi. Trump ise ABD’nin Falkland konusundaki tutumunu yeniden değerlendirdiğini söyledi.

1833’ten bu yana süren egemenlik anlaşmazlığı

Güney Atlantik’te, Arjantin kıyılarının yaklaşık 500 kilometre doğusunda yer alan Falkland Adaları 1833’ten beri İngiltere’nin yönetiminde bulunuyor. Arjantin, İspanya’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından adalar üzerindeki egemenliği devraldığını ve İngiltere’nin bölgeyi hukuka aykırı şekilde işgal ettiğini savunuyor. Londra ise bu iddiayı reddederek adalarda yaşayanların kendi geleceklerini belirleme hakkına vurgu yapıyor.

1982 savaşı ve kalıcı sonuçları

Gerilim, 2 Nisan 1982’de Arjantin’deki askeri cuntanın adaları işgal etmesiyle silahlı çatışmaya dönüştü. Dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher hükümeti, Güney Atlantik’e geniş bir deniz gücü gönderdi. Savaş, 14 Haziran 1982’de Arjantin birliklerinin teslim olmasıyla sona erdi. Çatışmalarda 649 Arjantinli asker, 255 İngiliz askeri ve üç sivil yaşamını yitirdi.

Arjantin askeri yenilgiye uğrarken İngiltere adalar üzerindeki kontrolünü korudu. Savaş, Arjantin’deki askeri cuntanın çözülmesini hızlandıran gelişmelerden biri oldu. Ancak Buenos Aires, yenilginin ardından da Falkland üzerindeki egemenlik talebinden vazgeçmedi.

Adalarda İngiltere lehine referandum

Londra’nın tezini destekleyen en önemli dayanaklardan biri, 2013’te adalarda düzenlenen referandum oldu. Seçmenlerin yüzde 99,8’i, Falkland Adaları’nın İngiliz Denizaşırı Toprağı statüsünün sürdürülmesi yönünde oy kullandı. Arjantin ise oylamayı tanımadı. Buenos Aires, adalardaki nüfusun İngiliz yerleşiminin sonucu olduğunu ve egemenlik meselesinin yalnızca mevcut halkın kendi kaderini tayin hakkıyla açıklanamayacağını savunuyor.

İngiltere’nin yeni Savunma Bakanı Wes Streeting, Milei’nin son açıklamalarına adalarda yaşayanların İngiliz kalmayı seçtiğini belirterek yanıt verdi. Streeting, Londra’nın Falkland’a bağlılığının “mutlak ve sarsılmaz” olduğunu ifade etti. Dışişleri Bakanı Ed Miliband da İngiltere’nin egemenlik politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını açıkladı.

Petrol kaynakları gerilimi derinleştiriyor

Günümüzdeki Falkland krizi, geçmişteki egemenlik tartışmalarından farklı olarak önemli petrol kaynakları nedeniyle daha karmaşık bir boyut taşıyor. İngiliz Rockhopper Exploration ile Tel Aviv borsasında işlem gören Navitas Petroleum, adaların yaklaşık 220 kilometre kuzeyinde bulunan Sea Lion sahasını geliştirmeye hazırlanıyor.

Projede Navitas Petroleum’un yüzde 65, Rockhopper Exploration’ın ise yüzde 35 payı bulunuyor. Yaklaşık 1,7 milyar varil petrol içerdiği tahmin edilen sahada üretimin 2028’de başlaması planlanıyor. İlk geliştirme maliyetinin yaklaşık 2,2 milyar dolar olması bekleniyor. Arjantin, Falkland yönetiminin şirketlere verdiği ruhsatları tanımıyor ve projeye dahil olan şirketlerin yanı sıra hissedarlar, yöneticiler ve tedarikçilere yaptırım uygulamaya hazırlanıyor.

Arjantin’den yeni deniz üssü planı

Milei’nin açıkladığı bir diğer adım ise Arjantin’in güneyindeki Tierra del Fuego’da yeni bir deniz üssü kurulması oldu. Bölge, Falkland/Malvinas iddiası açısından önem taşımasının yanı sıra Güney Atlantik ve Antarktika’ya yönelik stratejik konumu nedeniyle de öne çıkıyor. Arjantin lideri, buna rağmen egemenlik mücadelesinin diplomatik, ekonomik ve hukuki yollarla sürdürüleceğini vurguladı.

ABD’nin tutumu tartışma konusu

Krizin yeniden gündeme gelmesinde Washington’dan gelen açıklamalar da etkili oldu. ABD, uzun yıllardır İngiltere’nin adalar üzerindeki fiili yönetimini kabul ederken egemenlik iddiaları konusunda tarafsız bir çizgi izliyordu. Trump, 31 Ağustos’ta Falkland konusunda ABD’nin pozisyonunu gözden geçirip geçirmediği sorusuna, “Her pozisyonu gözden geçiririm” yanıtını verdi.

Milei ile yakın siyasi ilişkilere sahip olan Trump’ın bu açıklaması, Washington’ın politikasında olası bir değişiklik tartışmasını başlattı. Arjantin lideri, ABD’nin tutumundaki muhtemel değişikliği Buenos Aires’in son yıllardaki dış politikasının sonucu olarak değerlendirdi. Uzmanlar ise olası bir yeni gerilimde Trump’ın Milei yönetimine destek verebileceğini öne sürüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu