KIBRIS Gazetesi: 35 Yılın Hikayesi ve Senem Gök’ün Anıları
Senem Gök, KIBRIS Gazetesi’ndeki 35 yıllık serüvenini ve gazetecilik hayatının anılarını paylaşıyor.
“Yeniden hayata gelecek olsam yine gazeteci olurdum” diyen Senem Gök, KIBRIS Gazetesi’nde 35 yıl boyunca önemli bir yolculuk yaptı.
Gazetecilik kariyerine köy muhabiri olarak başlayan Gök, zamanla haber müdürü unvanına kadar yükseldi. KIBRIS Gazetesi’nin kuruluşunda lise mezunu olan Gök, üniversite eğitimi almadan bu mesleğe adım attığını belirtiyor. Ancak, gazeteciliğin sürekli gelişim gerektiren bir alan olduğunu vurguluyor.
Senem Gök, KIBRIS Gazetesi’nin sadece bir çalışanı değil, aynı zamanda kurumun hafızası haline gelmiş bir isim. 35 yıl boyunca birçok önemli olaya tanıklık eden Gök, cinayet mahallerinden seçim meydanlarına kadar geniş bir yelpazede haberler yaptı. Bu süreçte birçok gazetecinin yetişmesine de katkı sağladı.
Röportaj sırasında eski gazete arşivlerini karıştırarak geçmişe yolculuk yapan Gök, gazeteciliğin zorluklarını ve aynı zamanda keyiflerini de paylaştı. Gazetecilik hayatındaki en unutulmaz anılarından biri, KIBRIS Gazetesi’nin bombalanması ve baskıya yetiştirilen son dakika haberleri oldu. Tüm bu zorluklara rağmen, yeniden hayata gelse yine gazeteci olacağına olan inancı, gerçek gazeteciliğin en güçlü tanımı olarak öne çıkıyor.
Senem Gök, gazetecilik kariyerine nasıl başladığını anlatırken, babasının yönlendirmesinin etkili olduğunu belirtiyor. İlk haberinin, kendi kuzusuna yönelik bir tecavüz olayı olduğunu hatırlıyor. Bu haber, hem cesaret hem de dikkat gerektiren bir durumdu. Gök, köy muhabirliği döneminde birçok sansasyonel habere imza attı ve çevre köylerden de haber alarak kendini geliştirdi.
İyi bir gazetecinin en önemli özelliğinin araştırmacı olmak olduğunu savunan Gök, habercilikte başarı için okuyucuya ulaşmanın ve etkileyebilmenin şart olduğunu ifade ediyor. İlk maaşını aldığında yaşadığı mutluluğu ve gazetecilik mesleğinin zorluklarını da dile getiriyor. O dönemde sosyal medya ve anında bilgiye ulaşmanın mümkün olmadığını, haberlere ulaşmanın zorluğundan bahsediyor.
Gazetecilik hayatında iz bırakan yöneticilerden biri olarak rahmetli Mehmet Ali Akpınar’ı anan Gök, onun gazeteciliği öğretme konusundaki tutkusunu ve çalışanlarla olan ilişkisini öne çıkarıyor. KIBRIS Gazetesi’nin en önemli kırılma noktalarından birinin Annan Planı Referandumu süreci olduğunu belirtiyor. Bu dönemde gazetenin yayın politikası değişmiş ve tehditler almaya başlamışlardı.
Gazetecilikteki değişimi ve teknolojinin etkisini de değerlendiren Gök, daktilodan yapay zekâya geçişin büyük bir dönüşüm olduğunu ifade ediyor. Ancak insan faktörünün her zaman önemli olduğunu, günümüzdeki bencilliğin ve saygı eksikliğinin mesleğin kalitesini etkilediğini ekliyor.
Son olarak, gazeteciliğin kendisine kazandırdıklarını ve aile yaşamından ne kadar zaman aldığını paylaşan Gök, birçok özel anı kaçırdığını belirtiyor. Gazetecilik ona önemli deneyimler kazandırırken, ailevi bağlarını da zayıflatmış durumda.




