Serdar Sertçelik’in Telefonu Üzerine Süren Tartışmalar
Serdar Sertçelik’e ait olduğu iddia edilen telefonun duruşmadaki etkileri ve sanıkların savunmaları mercek altına alındı.
Ayhan Bora Kaplan’a yönelik suç örgütü davasında, 17 tutuklu sanığın cezalarının istinafta bozulmasının ardından, operasyonu gerçekleştiren polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in dosyalarının birleştirilmesiyle oluşan 76 sanıklı dosya üzerine açılan davanın sekizinci duruşması gerçekleştirildi. Duruşma, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü’nde yapıldı.
Duruşmaya, aralarında Ayhan Bora Kaplan’ın da bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı. Duruşmada, eski AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Barış Kurt’un savunması dikkat çekti. Kurt, “Ben bir harita mühendisiyim ve hayatım boyunca hiçbir suça karışmadım. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim. Babamın durumu iyi, bu tür ilişkilere ihtiyacım yok” dedi. Ayrıca, Erkan Doğan olayıyla ilgili suçlandığını belirten Kurt, “Akman Plaza’ya gitmedim ve Bora Kaplan’ı tanıyorum, ancak bu tanışıklık suçlamalarımı geçersiz kılmaz” ifadelerini kullandı.
Kurt, savunmasına devam ederek, “Sadık Soylu ile adliyeye gittiğim ve baskıda bulunduğum iddia ediliyor. Ancak ben onunla hiç adliyeye gitmedim. Cengiz Haliç ile Mahfuz Tatar cinayeti sonrası görüşmek için bir otele gittiğim söyleniyor, bu da doğru değil. HTS kayıtlarımın incelenmesini talep ediyorum” dedi.
Diğer bir sanık Kanber Keskin, “Tek suçumuz Ayhan Bora Kaplan’ın sahibi olduğu mekanda güvenlik görevlisi olarak çalışmamız. Bu işi ek iş olarak yapıyordum. Belediyeden kovuldum ve evime zorla girildi” şeklinde konuştu. Keskin’in avukatı, müvekkilinin gizli tanık beyanları nedeniyle tutuklu olduğunu belirterek, “Gizli tanıklık uygulamaları kötü niyetle kullanılıyor, müvekkilimin beraatini talep ediyorum” dedi.
Duruşmada, Serdar Sertçelik’in aile üyelerinin de tanık olarak çağrıldığı ifade edildi. Mahkeme Başkanı, Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sorduğunda, Sertçelik, “Pazartesi gelecekler” yanıtını verdi.
Duruşma salonunun önünde silahlı bir kişinin bulunduğunu belirten sanık Erhan Bakioğlu’nun avukatı, “Duruşma salonunun önüne kadar silahla gelindi. Burası bir adliye ve tehdit altında olduğumuzu düşünüyoruz” dedi.
Sanık Murat Sağlam, “Ben bu suç örgütüne üye değilim. Düğünüm oldu, kimse gelmedi. Çocuğum yeni doğdu, eşim işe giremiyor. Bu olay yüzünden iş bulamıyorum” diyerek beraatini talep etti.
Diğer sanık Necdet Atilla Çiftçi, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve kırçıl saçlı bir kişi ile tokalaşmasının suçlamalara sebep olduğunu belirtti. “Bu kişi tespit edilmedi, hakkımda haksız yere ceza verildi” dedi.
Duruşmada, Serdar Sertçelik’e ait olduğu iddia edilen bir telefonun durumu da ele alındı. Tanık U.D, “Sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet buldum. Belki anahtarını unuttu diye düşündüm” dedi. Ancak, duruşma savcısı, poşette parmak izinin bulunmadığını belirtti.
Eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, telefonun tutulduğu tutanağın nasıl hazırlandığını açıkladı. Tanık Mustafa Öztaş ise, “Belge üzerinde değişiklik yapılmadan yeniden açıldığına dair tespitimiz var” dedi. Öztaş, “Devletin gizli bir meselesi nedeniyle koruma tahsis edildi” ifadesini kullandı.
Duruşma, tanık sorgularının ardından yarın sabah 09.30’da devam etmek üzere ara verildi.




