İstanbul’un Manevi Fatihi Akşemseddin’in Hayatı ve Mirası

Akşemseddin, İstanbul’un manevi fatihi olarak bilinir. Hayatı, İstanbul fethindeki rolü ve kabri hakkında bilgiler.

“O benim manevi hocamdır, İstanbul’un manevi fatihidir.” sözleriyle Fatih Sultan Mehmed Han, Akşemseddin’in önemini vurgulamıştır.

Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza olan Akşemseddin, 1390 yılında Şam’da dünyaya gelmiştir. Genç yaşta Kur’an’ı ezberleyip dini eğitim aldıktan sonra Osmancık Medresesi’nde müderrislik yapmıştır. Tıp eğitimi alarak “tabîb-i ebdân” unvanını kazanmış ve dönemin en iyi hekimlerinden biri olarak tanınmıştır. Tıp tarihinde ilk kez mikrop teorisini öne sürerek hastalıkların bulaşma yollarını araştırmıştır.

Rüyasında boynundaki zinciri Hacı Bayram’ın elinde gören Akşemseddin, Ankara’ya giderek ona intisap etmiştir. Hacı Bayram’ın vefatından sonra irşad makamına geçerek, II. Murad ile olan ilişkiler sayesinde II. Mehmed ile tanışmıştır. İstanbul kuşatmasında müridleriyle birlikte ordunun manevi ve askeri gücünü artırmış, Ayasofya’da ilk hutbeyi okumuş ve sahabeden Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrini keşfetmiştir. 1459 yılında, halkı irşad ederek geçirdiği son yıllarını Bolu’nun Göynük ilçesinde tamamlayarak vefat etmiştir.

Akşemseddin’in bazı önemli eserleri arasında, Hacı Bayram-ı Velî ve dervişlerini savunmak amacıyla yazdığı “Risâletü’n-Nûriyye”, Muhyiddin İbnü’l-Arabî gibi mutasavvıfların ithamlarını reddetmek için kaleme aldığı “Def’u Metâ’ini’s-Sûfiyye” ve tasavvufî konuları ele alan Türkçe eseri “Makâmât-ı Evliyâ” bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu