S&P’nin Türkiye için Enflasyon ve Faiz Tahminleri

S&P Global Ratings, Türkiye’nin enflasyon ve faiz beklentilerini değerlendirdi. Ekonomik durum ve dış etkiler üzerine önemli açıklamalar yapıldı.

S&P Global Ratings Kıdemli Direktörü Frank Gill, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik yansımaları nedeniyle Türkiye’de enflasyon ve rezervler üzerinde baskı oluştuğunu ifade etti. Ancak risklerin dengeli olduğunu vurgulayarak, not görünümünün durağan olmasının istikrarlı bir tabloya işaret ettiğini belirtti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, geçtiğimiz hafta Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit etti ve not görünümünü “durağan” olarak korudu. Bu kararın ardından Türkiye ekonomisi hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Gill, savaş sonrası petrol ve gaz fiyatlarındaki artışın Türkiye üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Türkiye’nin, birçok Avrupa ülkesi gibi bu duruma oldukça duyarlı olduğunu kaydetti.

Artan fiyatların enflasyon, ödemeler dengesi ve döviz kuruna olan güven üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Gill, Merkez Bankası’nın piyasalara müdahale etmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. Ayrıca, altın swapları üzerinden de bazı olumsuz etkilerin gözlemlendiğini ifade etti. Gill, Türkiye’nin de dahil olduğu Doğu Avrupa’daki gelişmekte olan ekonomilerin petrol fiyatlarının ne zaman eski seviyelerine döneceğini merakla beklediğini söyledi.

Türkiye’nin uluslararası rezervlerine yönelik baskının arttığını ve bunun Merkez Bankası’nın bilançosuna yansıdığını belirten Gill, Türk yetkililerin mevcut koşullar altında ellerinden geleni yaptığını, ancak yaz sonuna kadar faiz indirimi yapılmasının olası görünmediğini ifade etti. Sıkı para politikasının devam etmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

Petrol ve doğal gazda fiziksel arz açığının ortaya çıkmaya başladığını belirten Gill, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durmasının yarattığı baskılar ve ücret artışları ışığında Türkiye için bu yılki ortalama enflasyon beklentilerini revize ettiklerini açıkladı. Bu yıl ortalama enflasyonun yüzde 30’un biraz altında gerçekleşmesini beklediklerini, Hürmüz Boğazı’nın mayıs ayına kadar açılması durumunda ise gelecek yıl ortalama enflasyonun yüzde 20’nin altına inebileceğini öngördüklerini dile getirdi.

Daha olumsuz senaryolar altında ise bu yıl ve gelecek yıl için ortalama enflasyonun 5-6 puan daha yüksek olabileceğini belirten Gill, bu durumun enflasyonla mücadele programı açısından ek zorluklar yaratabileceğini kaydetti. Türkiye ekonomisinin görünümünün durağan olduğunu hatırlatan Gill, Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının bu yıl yaklaşık 1,4-1,5 trilyon dolar seviyesinde olmasını beklediklerini, demografik yapının avantajlı olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin dış finansman dinamiklerini de değerlendiren Gill, dış finansman ihtiyacının büyük bir kısmının finansal sektörün kısa vadeli dış borçlarından kaynaklandığını belirtti. Son on yılda bu borçların çevrilmesinde genel olarak bir sorun yaşanmadığını ve mevcut durumda da büyük bir sorun beklemediklerini ifade etti. Ayrıca, alacaklıların önemli bir kısmının Körfez bölgesinde olduğunu hatırlatarak, Hürmüz Boğazı’nın mayıs ayında açılması durumunda Türkiye’nin finansal durumunun yönetilebilir olabileceğini düşündüğünü belirtti.

Gill, 28 Şubat’tan sonra yerleşik olmayanların Türk lirası cinsinden pozisyonlarından yaklaşık 20 milyar dolarlık bir çıkış olduğunu tahmin ettiklerini de ekledi. S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinde büyümenin bu yıl yüzde 3,4 ile dirençli kalmasını bekliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu