Türkiye’de Glokom Salgınına Son Verecek Yenilikçi Yöntem
Yeni tedavi yöntemi, glokom salgınını durdurma potansiyeline sahip. Türkiye’de uygulanmaya başlandı.
Dünya genelinde yaklaşık 80 milyon insanı etkileyen glokom, geri dönüşsüz körlüğün en yaygın ikinci nedeni olarak kabul edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. 2040 yılına kadar bu hastalığın etkisi altına girecek kişi sayısının 112 milyona ulaşabileceği öngörülmektedir. Ancak, yeni geliştirilen tedavi yöntemi, bu salgının önüne geçme potansiyeline sahip. 1-2 dakikada gerçekleştirilen bu yöntem, İngiltere ve Almanya’nın ardından Türkiye’de de uygulanmaya başladı.
Halk arasında ‘göz tansiyonu’ veya ‘karasu’ olarak bilinen glokom, göz içi sıvısının dengesizliği nedeniyle göz içi basıncının artması ve bu durumun görme sinirlerine kalıcı zarar vermesiyle ortaya çıkmaktadır. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, glokomun sinsi bir hastalık olduğunu vurgulayarak, erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabileceğini belirtti.
Glokom tedavisinin temel amacının optik sinir hasarını yavaşlatmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aykan, yeni tedavi yöntemini yerinde görmek için ameliyathaneye girdi. Ülkemizde de uygulanmaya başlanan bu yöntem, hastalar için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Halim Ege, 8 yıl önce glokom teşhisi konulduğunu ve göz tansiyonunun 45-50 seviyelerine kadar çıktığını belirtti. Yeni tedavi yöntemini öğrendikten sonra hemen operasyona girmek istediğini ifade eden Ege, göz sağlığını korumak için bu adımı atmanın heyecanını yaşadığını dile getirdi. Ameliyat hazırlıkları sürerken, bu sinsi hastalıktan kurtulma umuduyla doluydu.
Prof. Dr. Aykan, yeni teknolojinin yapay zeka ile birleştiğinde dakikalar içinde operasyon yapılmasını sağladığını belirtti. Ameliyat süreci, sadece 1-2 dakika içinde, çevre dokulara zarar vermeden gerçekleştirilen soğuk lazer ile tamamlandı. Aykan, FLIGHT tekniğinin implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi olduğunu ifade etti. Bu teknik, daha güvenli ve konforlu bir cerrahi yaklaşım sunma potansiyeline sahip.
Halim Ege, ameliyatın başarılı geçtiğini ve daha net görebildiğini belirtti. Renkleri ayırt etmede zorlandığını ancak operasyon sonrası eski görme yetisini kazandığını ifade etti. Ameliyat sonrası hemen taburcu edildi.
Glokom tedavisinde yeni yöntem, mevcut tedavilere göre daha konforlu bir seçenek olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Aykan, genellikle göz damlaları ile başlayan tedavi sürecinin, yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavileri ve cerrahi yöntemlerle devam ettiğini belirtti. Ancak, bu süreçte hasta uyum sorunları ve cerrahi komplikasyonlar, daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırmıştır. FLIGHT tekniği, 2025 yılında Kopenhag’da düzenlenecek ESCRS Kongresi’nde tanıtılacak ve dikkatleri üzerine çekecektir.
Prof. Dr. Aykan, femtosaniye lazer teknolojisinin göz cerrahisinde sağladığı avantajları vurgulayarak, bu yöntemin çevre dokulara zarar vermeden hassas işlemler yapılmasına olanak tanıdığını belirtti. Kesi gerektirmeyen bu teknik, hastaların daha kısa sürede iyileşmesini ve konforlu bir deneyim yaşamasını sağlıyor. İlk klinik sonuçlar da umut verici olup, göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağlandığını göstermektedir.




