Suriye PKK’sı Tarihi Bir Dönüm Noktasında

Emekli kurmay albay Dr. Çağlar Özer, Suriye PKK’sının geleceği ve Türkiye’nin ulusal menfaatleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Emekli kurmay albay Dr. Çağlar Özer, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtlayarak Suriye PKK’sının mevcut durumunu ve Türkiye’nin ulusal menfaatleri açısından önemini vurguladı.

– Suriye PKK’sının Ayn el Arap, Kamışlı ve Haseke bölgelerinde kalması, Türkiye için tehdit oluşturur mu?

Dr. Özer, Suriye PKK’sının bu bölgelerde kalmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ulus devlet yapısının korunmasının Türkiye’nin milli çıkarları açısından kritik olduğunu ifade etti. Özer, ABD’nin Suriye konusundaki tutumundaki belirsizliklerin zamanla netleştiğini, Suriye PKK’sının elindeki IŞİD kozu ile artık etkisini kaybettiğini savundu. Türkmenler ve Arap aşiretlerinin desteğiyle Suriye PKK’sının kuzeye sürüldüğünü belirten Özer, bu durumu stratejik bir geri çekilme olarak değerlendirmedi. Suriye PKK’sının, kendilerinin kontrol edebileceği coğrafyaya kaçış yaptığını ifade etti. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin sağlanabilmesi için bu örgütün kendini feshetmesi ve silahlarını bırakması gerektiğini vurguladı.

– Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmalar, ulusal birliğe ne ölçüde katkı sağlıyor?

Özer, 10 Mart ve 18 Ocak tarihlerindeki anlaşmaların, Suriye’deki Kürtler için önemli adımlar içerdiğini ancak bu adımların merkeziyetçi bir yapı oluşturmadığını belirtti. Suriye PKK’sının entegrasyonu, kendi istekleri doğrultusunda yorumladığını ve bu durumu hafife aldığını dile getirdi. Özer, Suriye PKK’sının özerklik talep ettiğini ve bu durumun sorunlara yol açacağını ifade etti.

– Şam’ın SDG’nin kontrolündeki bölgelere girmemesi, valilik verilmesi gibi maddeler hakkında ne düşünüyorsunuz?

18 Ocak anlaşmasında, Haseke ve Kamışlı’nın merkezlerine girilmeyeceği, Suriye askeri güçlerinin Kürt köylerine girmeyeceği ve bu bölgelerde yerel güvenlik güçlerinin oluşturulacağı belirtiliyor. Ancak Özer, Suriye ordusunun bir harekât hazırlığı içinde olduğunu ve böyle bir yapıya izin verilmesinin Suriye için doğru olmayacağını ifade etti.

– PKK’nın ideolojik yapısını koruyan SDG’nin Şam’a entegrasyonu mümkün mü?

Özer, kesinlikle mümkün olmadığını belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, SDG lideri Mazlum Abdi’nin durumunu değerlendirdiğini hatırlatarak, bu yapının Suriye PKK’sının ideolojisini koruduğunu ve kalıcı bir barışın sağlanamayacağını vurguladı.

– Suriye PKK’sının direnişi, Türk ordusunun müdahalesine yol açar mı?

Özer, bu bölgelerde bir direniş olursa Türkiye’nin askeri tedbirler almasının muhtemel olduğunu belirtti. ABD’nin Suriye PKK’sını ağır silahlarla donattığını ve bu silahların Suriye devletine teslim edilmemesi durumunda sorunun devam edeceğini ifade etti.

– Türk ordusunun müdahale ihtimali nedir?

Özer, Türk ordusunun Suriye’den talep gelmesi durumunda destek vereceğini belirtti. Türkiye’nin yıllardır bu duruma müsaade etmeyeceğini vurguladı.

– PKK’nın sınırdan tamamen temizlenmesi için Türkiye inisiyatif alabilir mi?

Özer, Türk ordusunun gereğini yapacağını ve Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarının bu bağlamda önemli olduğunu ifade etti. Uluslararası hukuka riayet edilmesi gerektiğini belirten Özer, örgütün direniş gösterip göstermeyeceğinin önemli olduğunu vurguladı.

– ABD’nin Suriye’deki stratejisi değişti mi?

Özer, ABD’nin Türk tezlerini kabul ettiğini ve Suriye’deki çıkarlarının İsrail’in güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Suriye’nin toprak bütünlüğü ile ilgili bir kazan-kazan anlaşması yapıldığını ifade etti.

– PKK’nın rolü sona mı erdi?

Özer, ABD’nin Suriye PKK’sına olan ihtiyacının kalmadığını ve bu örgütün rolünün sona erdiğini belirtti. Kandil’in de bu durumdan etkileneceğini ifade etti.

– İran’a yönelik bir askeri müdahale bekleniyor mu?

Özer, İran’ın zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip olduğunu ve ABD’nin bu kaynakları kontrol etme amacında olduğunu belirtti. Ancak Trump’ın yeni bir cephe açmayı düşünmediğini ifade etti.

PORTRE

Dr. Çağlar Özer, 1962 yılında Gümüşhane’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1983 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1996 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun oldu. 31 yıl boyunca TSK’da çeşitli görevlerde bulundu ve terörle mücadele bölgelerinde görev yaptı. 2014 yılında emekli olduktan sonra Kocaeli Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında doktora yaptı ve İstanbul Kent Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu