MHP’de Hesaplaşma Başladı, İzzet Ulvi Yönter İstifa Etti

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in istifası, partideki güç mücadelesini alevlendirdi. Bahçeli’nin etkisi ve iç hesaplaşmalar gündemde.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, cuma akşamı sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama ile Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. Yönter, istifasını “Gördüğüm lüzum üzerine MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ediyorum” sözleriyle ifade etti. Bu paylaşımından kısa bir süre önce ise, “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın. Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız. Paran da işe yaramayacak dümenci alçak” şeklinde bir mesaj paylaştı. Yönter daha sonra, “Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı” ifadelerini kullandı. Bu paylaşımların MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız’a yönelik olduğu iddia ediliyor. Yönter’in ilk gönderisini MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da paylaştı, ancak bu paylaşımı daha sonra kaldırdı. Ardından Yalçın, Bahçeli’nin 2017 yılında yaptığı bir açıklamayı yeniden paylaştı.

MHP’deki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri Tamer Çakıroğlu, Necmi Yıldırım, Şahin Gürz ve Nevzat Ünlütürk de sosyal medyada Yönter’e destek veren mesajlar paylaştı. MHP lideri Devlet Bahçeli ise Yönter’in akademik kariyerine odaklanmak için istifa ettiğini belirtti. Bahçeli, Yönter ile arasında herhangi bir küslük olmadığını, durumun sadece bir iş bölümü sonucu olduğunu ifade ederek, ona akademik kariyerinde başarılar diledi.

Yönter’in istifası, yalnızca bir görev değişikliği olarak değil, aynı zamanda parti içindeki güç mücadelesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kulislerde, bu istifanın MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin doğrudan etkisiyle gerçekleştiği ve “biletin kesildiği” iddiaları öne çıkıyor. Bahçeli’nin yaptığı açıklamanın, Yönter’in siyasetten tamamen el çektirilmesine yönelik olduğu konuşuluyor. Yönter’in Yıldız ile yaşadığı gerilimin, süreci tetikleyen en önemli başlık olduğu ifade ediliyor. Kulislerde, bu durumun Yönter’in Yıldız’a karşı bir tavır almakla sınırlı olmadığı, aslında parti içindeki birçok isme karşı bir savaş açıldığı yönünde yorumlar yapılıyor.

Yönter’in en büyük hatalarından birinin teşkilat desteğini yanlış değerlendirmesi olduğu öne sürülüyor. İddialara göre, Yönter, arkasında büyük bir destek grubu olacağını düşünüyordu, ancak yalnızca yaklaşık 7 il başkanının destek verdiği, diğerlerinin ise Bahçeli’den yana tavır aldığı belirtiliyor. Kulislerde bu durum, “herkes güçten yana saf tuttu” şeklinde özetleniyor.

MHP kulislerinde dikkat çeken bir diğer iddia ise Yönter’in Bahçeli sonrası için hazırlık yaptığı yönünde. Yönter’in parti içinde konumunu güçlendirmeye çalıştığı ve hatta “MHP’yi ele geçirme” hedefiyle hareket ettiği konuşuluyor. Bu planın ortaya çıkmasıyla sürecin hızlandığı ve “projenin suya düştüğü” yorumları yapılıyor. Ayrıca, Bahçeli’nin sağlık durumuna ilişkin çıkan olumsuz haberlerin kaynağı olarak Yönter’in gösterildiği ve bu durumun Bahçeli ile Yönter arasındaki güven ilişkisini zedelediği ifade ediliyor.

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti sonrası ortaya atılan iddiaların da bu süreçte önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Bu bağlamda, Yönter ve Yalçın’a yönelik iddiaların parti içinde ciddi bir öfke birikmesine yol açtığı, özellikle Ülkü Ocakları çevresinin bu iki isme karşı tavır aldığı dile getiriliyor. Ayrıca, açılım sürecinde izlenen politikaların da parti içindeki huzursuzluğun sebeplerinden biri olduğu ifade ediliyor. Bu süreçte atılacak adımlar ve yasal düzenlemeler konusunda partide görüş ayrılıklarının bulunduğu ve bunun teşkilatlarda içten içe kaynama yarattığı belirtiliyor.

Kulislerde Yönter’in tasfiyesinin AKP kanadında da memnuniyetle karşılandığı iddiaları öne çıkıyor. Yönter’in yargı, emniyet ve bürokrasi üzerindeki etkisinin hem AKP’yi hem de MHP içindeki bazı kesimleri rahatsız ettiği ifade ediliyor. Ancak bu gelişmenin ileride bürokraside yapılacak atamalarda AKP ve MHP’yi güç paylaşımlarında karşı karşıya getirebileceği konuşuluyor.

Yönter’in istifasının tekil bir gelişme olmadığı, MHP içinde daha geniş çaplı bir tasfiye sürecinin başlangıcı olabileceği belirtiliyor. Parti yönetiminde ve teşkilatlarda yeni hamlelerin gelebileceği, özellikle son dönemde oy kaybı yaşayan MHP’de “yeniden dizayn” sürecinin devreye alınacağı iddia ediliyor. Ankara kulislerinde bu sürecin yalnızca parti içi dengeleri değil; Cumhur İttifakı içindeki güç ilişkilerini, yargı, emniyet ve bürokrasideki yapılanmaları ve güç paylaşımlarını yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu