Dalai Lama, Epstein İddialarını Kesin Bir Dille Reddetti

Dalai Lama, Epstein ile hiçbir bağlantısının olmadığını ve iddiaları kesin bir dille yalanladı.

Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama, Jeffrey Epstein ile ilgili dosyalarda adının geçmesine yanıt vererek, kendisinin Epstein ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını ve bu kişiyle asla tanışmadığını belirtti. Epstein, ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanırken, hapiste hayatını kaybetmişti.

Dalai Lama’nın ofisinden yapılan açıklamada, “Dalai Lama, Jeffrey Epstein ile hiçbir zaman tanışmamıştır ve onunla herhangi bir etkileşimde bulunulmasına izin vermemiştir.” ifadesine yer verildi. Açıklamada, bu iddiaların kesin bir dille reddedildiği vurgulandı.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde, Epstein’in Dalai Lama’yı akşam yemeğine davet etmeye çalıştığına dair bilgiler yer alıyor. Ancak Dalai Lama’nın ofisi, bu tür iddiaların gerçek dışı olduğunu tekrarladı.

Tibet, Himalaya Dağları’nın kuzeyinde yer alan ve 2,5 milyon kilometrekarelik bir alana yayılan bir bölgedir. Yüksekliği ile “dünyanın çatısı” olarak bilinen Tibet, tarih boyunca yarı göçebe bir halkın yaşadığı topraklar olmuştur. 1951 yılında imzalanan 17 Nokta Anlaşması ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin egemenliğine girmiştir. Çin hükümeti, bu durumu “Tibet’in barışçıl özgürleşmesi” olarak tanımlamaktadır.

Dalai Lama, 1959 yılında bağımsızlık yanlısı bir ayaklanmanın ardından Tibet’i terk ederek Hindistan’ın Dharmsala kentine yerleşmiş ve burada sürgündeki Tibet hükümetini kurmuştur. Çin, bu sürgündeki yönetimi tanımamakta ve Dalai Lama’nın temsilcileriyle 2010 yılından bu yana hiçbir iletişim kurmamaktadır. Pekin yönetimi, Tibet’in 13. yüzyıldan bu yana Çin’in bir parçası olduğunu iddia ederek, sürgündeki hükümeti ayrılıkçılıkla suçlamaktadır. Dalai Lama ve destekçileri ise Tibet’in tarihsel olarak bağımsız bir varlık olduğunu savunmaktadır.

Epstein, 14 yaşındaki kız çocukları da dahil olmak üzere birçok genç kıza cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanıyordu. 10 Ağustos 2019’da New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’nde hücresinde ölü olarak bulunmuştu. Dava dosyalarında, Prens Andrew, eski ABD Başkanı Bill Clinton ve diğer ünlü isimlerin de adları geçmektedir. FBI, Epstein’in ölümünün ardından yaptığı incelemede, ünlü isimlerin yer aldığı bir “müşteri listesi”nin varlığına dair herhangi bir kanıt bulamadığını belirtmiş ve Epstein’in intihar ettiğine dair sonuçlara ulaşmıştır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu