2026’da Dünya’yı Bekleyen Aşırı Sıcaklık Tehlikesi
2026’da dünya, iklim krizinin etkisiyle aşırı sıcaklıklarla karşı karşıya kalacak. Emisyon artışı sıcaklık rekorlarını kıracak.
2026 yılı, iklim değişikliği sorunlarının derinleştiği bir dönem olarak öne çıkıyor. İngiltere Meteoroloji Ofisi’nin (Met Office) yaptığı açıklamalara göre, emisyonlardaki artış nedeniyle bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak ve küresel ısınma endişeleri artacak.
Geçtiğimiz yıl boyunca, gün ve ay bazında hava sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, bu durum can kayıplarına da neden oldu. 2026’nın da sıcaklık rekorlarını kırma potansiyeli taşıması, tüm dünya için büyük bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Met Office, emisyonların artış göstermesiyle birlikte 2026’nın, kayıtlardaki en sıcak dört yıldan biri olabileceğini öngörüyor. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nden (Copernicus) Kıdemli Bilim İnsanı Julien Nicolas, “Ne yazık ki aşırı hava olaylarının devam edeceğini göreceğiz ve 2026’nın da en sıcak yıllar arasında yer alma ihtimali var” şeklinde yorumda bulundu.
Küresel ölçekte 2025, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olarak kaydedilirken, bu yıl da benzer bir sıcaklık eğiliminin süreceği tahmin ediliyor. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların artışı, küresel sıcaklık artışını da hızlandırıyor.
Geçtiğimiz hafta, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF), Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Kaliforniya merkezli Berkeley Earth araştırma kuruluşu, 2025’in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu duyurdu. Copernicus’a göre, geçen yıl küresel ortalama yüzey sıcaklığı sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,47 derece artış gösterdi. WMO ve Berkeley Earth’ün analizlerine göre bu artış sırasıyla 1,44 ve 1,41 derece olarak ölçüldü.
Kayıtlardaki en sıcak yıl olan 2024’te, küresel sıcaklık artışı sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,6 derece, en sıcak ikinci yıl olan 2023’te ise 1,48 derece olarak belirlendi. Ayrıca, 2023-2025 dönemi, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyi aştığı ilk üç yıllık dönem olarak kaydedildi ve son 11 yıl da kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak öne çıktı.
Ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla imzaladığı Paris Anlaşması’na göre, küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonuna kadar 2 derecenin altında tutulması ve mümkünse 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefleniyor. Ancak, arazi kullanımı hariç, küresel emisyonlar 2024 sonu itibarıyla yıllık bazda %1,3 artışla 53 gigaton karbondioksit eşdeğerine ulaştı. Bunun yaklaşık 38 gigatonu enerji sektöründen kaynaklanan emisyonlardan oluşuyor.
Bilim insanları, son yıllardaki aşırı sıcaklıkların ardından, sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin “pencerenin kapanmak üzere olduğu” uyarısında bulunuyor. Bu durum, birkaç yıl içinde bu aşımın gerçekleşme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor.
İngiltere Met Office, 2026’nın kayıtlardaki en sıcak dört yıldan biri olabileceğini öngörürken, bu yıl küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi dönem ortalamasının 1,34 ile 1,58 derece arasında olabileceği tahmin ediliyor. Böylelikle, dört yıl üst üste küresel ortalama sıcaklığın sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,4 derece yüksek olabileceği hesaplanıyor.
Julien Nicolas, küresel sıcaklık artışının uzun yıllardır sürdüğünü, ancak son birkaç yıldaki ısınmanın iklim bilimcilerini kısmen şaşırttığını belirtti. Yüksek sıcaklık eğilimlerinin bu yıl da devam etmesi bekleniyor. Nicolas, “Ne yazık ki bazı aşırı hava olaylarını görmeye devam edeceğiz ve 2026’nın da en sıcak yıllar arasında olma ihtimali var” dedi.
Nicolas, devam eden ısınma nedeniyle bazı bölgelerdeki aşırı sıcaklıkların yeni bir normal haline geldiğini ve daha sık görülmeye başladığını vurgulayarak, daha fazla ülkenin bu tür aşırı hava olaylarını görmezden gelemeyeceğini ve bu koşullara karşı hazırlık yapması gerektiğini ifade etti.
Dünyanın daha fazla ısınmasını önlemek için Paris Anlaşması’ndaki sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin korunması gerektiğini belirten Nicolas, “Bu hedef geçici olarak aşılmış olabilir, ancak kalıcı biçimde aşılması durumu söz konusu değil. Ancak bu sınırın daha kalıcı şekilde aşılmasının çok muhtemel olduğunu biliyoruz ki büyük olasılıkla 2030’a kadar, yani birkaç yıl içinde bu aşım yaşanacak çünkü küresel karbon emisyonları gerektiği kadar hızla azaltılmıyor. Sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlamak için sahip olduğumuz o pencere bir anlamda kapandı, ama bu durum uzun vadede bu hedeften vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Bu sıcaklık artış limiti aşılmış olsa bile, söz konusu hedefi uzun vadede canlı tutarak bu seviyeye geri getirmek için her adımı atmalıyız. Gelecekteki ısınmayı sınırlandırmanın ve bunun getireceği sonuçların önüne geçmenin tek yolu bu” şeklinde konuştu.




