Güney Kore’den Hürmüz Boğazı için askeri hamle
Güney Kore’nin, Hürmüz Boğazı’nda seyir güvenliğine katkı sağlamak amacıyla askeri unsurlar gönderme seçeneğini değerlendirdiği bildirildi.
ABD ile İran arasındaki askeri gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik kaygılarını artırırken Güney Kore’nin bölgeye yönelik olası katkısı gündeme geldi. Güney Kore basınında hükümet kaynaklarına dayandırılan haberlerde, Seul yönetiminin boğazda deniz taşımacılığının güvenliğini desteklemek amacıyla askeri unsurlar göndermeyi değerlendirdiği ve sevkiyatın yıl sonundan önce yapılmasının hedeflendiği belirtildi.
Haberlere göre hükümet, olası konuşlandırma için parlamentodan onay alınmasını sağlayacak hukuki süreci hazırlıyor. Bu kapsamda, izin tezkeresinin bu ay içinde meclise sunulmasının planlandığı aktarıldı. Seul yönetiminin seçenekleri arasında deniz devriye uçağı, lojistik destek gemisi ya da mayın tespit ve temizleme birimi bulunuyor. Güney Kore’nin, katkının kapsamını belirlemek için ABD, İngiltere ve Fransa ile temas yürüttüğü de ifade edildi.
Güney Kore Devlet Başkanlığı Ofisi ise Hürmüz Boğazı’na askeri unsur gönderilmesine ilişkin değerlendirmelerin devam ettiğini, ancak henüz kesin bir karar alınmadığını bildirdi. Üst düzey bir yetkili, boğazdaki seyir güvenliğini destekleyen uluslararası çabalara askeri katkı sunulabileceğini belirtti.
Yetkili, olası katkının Güney Kore’nin Kore Yarımadası’ndaki güvenlik ihtiyaçları ve yasal prosedürler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Katkının ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını riske atmayacak bir çerçevede değerlendirilebileceğini söyleyen yetkili, planın henüz parlamento onayı aşamasına gelmediğini ve bu konuda kesin karar verilmediğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, 17 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile iyi ilişkileri bulunduğunu ifade etmiş ve ABD’nin Güney Kore ile ortak askeri tatbikatlara katılma kararını eleştirmişti. Tatbikatların maliyetli olduğunu ve masrafların büyük bölümünün ABD tarafından karşılandığını savunan Trump, bu uygulamaların Kuzey Kore’ye uygun olmayan ve düşmanca bir mesaj verdiğini öne sürmüştü.




