Netanyahu’suz İsrail formülü ABD’de tartışılıyor

Eski ABD Büyükelçisi Dan Shapiro, İsrail’e desteğin gerilediğini savundu. Washington’da Netanyahu’suz İsrail formülü ve yeni hükümet seçeneği tartışılıyor.

ABD’de İsrail ile ilişkilerin geleceği, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun siyasi rolü üzerinden yeniden gündeme geldi. 2011-2017 yılları arasında ABD’nin İsrail Büyükelçiliği görevini yürüten Dan Shapiro, İsrail’e yönelik Amerikan desteğinin benzeri görülmemiş bir biçimde zayıfladığını söyledi. Shapiro, bu gerilemede Netanyahu’nun önemli payı bulunduğunu belirterek Donald Trump yönetiminin Netanyahu’nun yer almadığı bir İsrail hükümetiyle daha kolay çalışabileceğini savundu.

Nisan 2026’da yayımlanan bir araştırmaya göre, İsrail hakkında olumsuz görüş bildiren Amerikalıların oranı yüzde 60’a yükseldi. Bu oran 2025’te yüzde 53 seviyesindeydi. Demokratlar ile Demokratlara yakın bağımsız seçmenlerde olumsuz görüş oranı yüzde 80’e ulaşırken, Amerikalıların yüzde 59’u Netanyahu’nun küresel meselelerde doğru kararlar alacağına hiç güvenmediğini ifade etti.

Trump ile Netanyahu arasında artan gerilim

Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının en dikkat çekici örneklerinden biri 1 Haziran’da yaşandı. Axios’a konuşan ABD’li yetkililer, Trump’ın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının İran’la yürütülen müzakereleri riske atmasına tepki gösterdiğini aktardı. İddialara göre Trump, telefon görüşmesi sırasında Netanyahu’ya sert ifadeler kullandı ve Beyrut’a yönelik planlanan yeni saldırının durdurulmasını istedi. ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca Netanyahu’yu İsrail’i uluslararası alanda daha fazla yalnızlaştırmaması yönünde uyardığını belirtti.

Beyaz Saray’dan Netanyahu’ya sert eleştiriler

İki ülke arasındaki gerilim yalnızca Trump’ın açıklamalarıyla sınırlı kalmadı. İsrail’in 2025 yılında Suriye’deki hükümet ve askeri hedeflere düzenlediği operasyonlar, Beyaz Saray’da da rahatsızlık yarattı. ABD medyasına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Netanyahu’nun sürekli saldırı düzenleyen bir tutum sergilediğini söyledi. Bir başka yetkili ise İsrail Başbakanı’nı “söz dinlemeyen bir çocuğa” benzetti. Dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Netanyahu’nun Suriye’ye yönelik saldırı konusunda Trump’ı önceden bilgilendirmediğini doğruladı.

İran ve Gazze politikaları ayrışmayı derinleştirdi

İran konusundaki yaklaşım farkı da Trump ile Netanyahu arasındaki anlaşmazlığı büyüttü. Trump yönetimi haziran ayında çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya yönelirken Netanyahu, Tahran üzerindeki askeri baskının sürdürülmesini istedi. ABD basınında, Washington ile Tahran arasında gündeme gelen anlaşmanın İsrail’in savaş hedeflerinin gerisinde kaldığı ve bu durumun iki lideri karşı karşıya getirdiği yorumları yer aldı.

Gazze konusunda da benzer bir görüş ayrılığı ortaya çıktı. Netanyahu, ağustos ayında Trump’ın desteklediği Gazze Barış Planı’nın sonraki aşamasına açıkça karşı çıktı. Eski ABD’li müzakereci Aaron David Miller, Washington Post’a yaptığı değerlendirmede ABD-İsrail ilişkilerinin gördüğü en gergin dönemlerden birini yaşadığını söyledi. Amerikan medyasına yansıyan bilgilere göre, Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapan çok sayıda diplomat da bu değerlendirmeye katılıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu