Türkiye’nin Schengen Vizesi Sorunu: Ayrımcılık ve Zorluklar Artıyor
Türkiye, Schengen vizesi başvurusunda artan ret oranları ve ayrımcılık ile karşı karşıya. AB ülkeleriyle olan farklar dikkat çekiyor.
Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında Schengen vizesine tabi olan tek ülke olma özelliğini sürdürüyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre, Türkiye’den yapılan Schengen vize başvuruları 1 milyon 173 bini aşarken, bu başvuruların %14,5’i ret ile sonuçlandı. Diğer aday ülkelerin vatandaşları, AB’ye vizesiz seyahat edebilme avantajına sahipken, Türkiye’deki vize süreci, randevu sorunları, yüksek başvuru maliyetleri ve ret oranları nedeniyle giderek daha büyük bir yük haline geliyor.
Son veriler, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize sorununu yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Komisyonu’nun Schengen istatistiklerine göre, dünya genelinde AB ve Schengen ülkelerine 11,7 milyon kısa süreli vize başvurusu yapıldı. Bu, 2023 yılına göre %13,6’lık bir artış anlamına geliyor; ancak pandemi öncesi 2019 seviyesinin altında kalıyor. 2019 yılında 9,7 milyon Schengen vizesi verilmişti. Başvuru sayısında Çin, 1 milyon 779 bin 255 başvuruyla ilk sırada yer alırken, Türkiye 1 milyon 173 bin 917 başvuruyla ikinci sırada, Hindistan ise 1 milyon 108 bin 239 başvuruyla Türkiye’nin ardından geldi.
Türkiye’den yapılan Schengen başvurularında ret oranı %14,5 olarak kaydedildi. Bu oran, 2023’teki %16,1’lik seviyeye göre gerilemiş olsa da, Türkiye, AB’ye aday ülkeler arasında vize başvurusu ve ret yükünü en fazla yaşayan ülke konumunda. AB Türkiye Delegasyonu, Türkiye’nin vizesiz seyahat hakkından yararlanmayan tek aday ülke olduğunu vurguluyor. Delegasyon, Türkiye’nin vize serbestisi diyaloğunda 72 kriterden 66’sını tamamladığını, kalan 6 kriter için sürecin yeniden canlandırılabileceğini belirtiyor. Ayrıca, 2024 yılında Türkiye’de 1,1 milyon Schengen vizesinin verileceği bilgisi de mevcut.
Aday ülkeler arasında yapılan karşılaştırmalarda Türkiye’nin durumu daha da çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Türkiye dışında, AB’ye aday statüsündeki Arnavutluk, Bosna-Hersek, Gürcistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Moldova, Sırbistan ve Ukrayna vatandaşları, kısa süreli seyahatlerde AB’ye vizesiz gidebiliyor. İktisadi Kalkınma Vakfı’nın değerlendirmesine göre, Türkiye’nin diğer aday ülkelerden ayrıştığı, vatandaşların randevu bulmakta zorlandığı, uzun bekleme süreleri ve yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Başvuru sahipleri, randevu bulmakta zorluk çekerken, dosya masrafları, aracı kurum ücretleri ve ret riskinin artması, Schengen vizesini sadece diplomatik bir mesele olmaktan çıkarıp, günlük yaşamı etkileyen ciddi bir ayrımcılık tartışmasına dönüştürüyor.
Son verilere göre, Türkiye’den yapılan Schengen başvurularında en çok başvuru Yunanistan’a yapıldı. Yunanistan’ın Türkiye’deki temsilciliklerine 296 bin 377 başvuru yapılırken, bu başvuruların 264 bin 323’ü vizeyle sonuçlandı. Almanya 215 bin 506 başvuruyla ikinci, Fransa ise 151 bin 640 başvuruyla üçüncü sırada yer aldı. Türk vatandaşlarının en az başvuru yaptığı ülkeler ise Letonya, Estonya ve Portekiz oldu. Ayrıca, Türkiye’den yapılan 170 bin 129 Schengen başvurusu reddedildi.
İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türk vatandaşlarının son 15 yılda yalnızca Schengen vize başvuru ücretleri için 775 milyon Euro’dan fazla harcama yaptığını belirtti. Bu tutara noter, tercüme, banka işlemleri, şehir dışından başvuru merkezine ulaşım, aracı kurum ve öncelikli hizmet giderleri dahil değil.
Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik, Türkiye’ye karşı yapılan haksızlıkların devam ettiğini ifade ederken, “Randevu krizi, yüksek maliyetler, aracı kurum yoğunluğu, öğrenciler ve iş dünyası açısından yaşanan zaman kaybı, vize meselesini artık yalnızca seyahat hakkı değil, ekonomik dolaşım, eğitim fırsatları ve Türkiye-AB ilişkilerinde güven sorunu başlığına taşıyor” dedi.




