Minnesota Timberwolves 2026-27 sezonu: Yeni hedef

Minnesota Timberwolves 2026-27 sezonu öncesi LaMelo Ball transferi, Anthony Edwards’ın rolü, Jonathan Kuminga ve takımın şampiyonluk hedefi değerlendirildi.

Minnesota Timberwolves, 2026-27 sezonuna son üç yılda yakaladığı playoff ivmesini ileri taşımak amacıyla giriyor. Geçen sezonu 49 galibiyet ve 33 mağlubiyetle Batı Konferansı’nın altıncı sırasında tamamlayan ekip, konferans yarı finalinde elendi. Minnesota, bu süreçte kadrosunda önemli bir değişikliğe giderek LaMelo Ball’ı takıma kattı.

Başkan Tim Connelly, beş takımlı takas kapsamında Naz Reid ve Julius Randle’ı gönderirken oyun kurucu pozisyonunu Ball ile güçlendirdi. Jonathan Kuminga, Trey Lyles, Cody Williams ve çaylak Isaiah Evans da sezon öncesi kadroya eklenen diğer isimler oldu. Bu hamle, takımın son yıllardaki iddialı yapılanmasını sürdürdüğünü gösterdi.

Ball ve Edwards birlikteliği

LaMelo Ball’ın sağlıklı kaldığı ve Charlotte Hornets ile etkili bir sezon geçirdiği dönemin ardından Minnesota’ya gelmesi, takımın arka alanına yaratıcılık kazandırıyor. Anthony Edwards ile aynı yaş grubunda bulunan Ball, yıldız oyuncunun topsuz hücumdaki etkinliğini artırabilecek bir oyun kurucu profiline sahip.

Edwards geçen sezon yakala-at üçlüklerinde 139 denemede 69 isabet bularak yüzde 49,6 oranına ulaştı. En az 75 bu tür atış kullanan 308 oyuncu arasında en yüksek yüzdeye sahip olan isim oldu. Buna karşın üçlük denemelerinin yalnızca yüzde 27’sini yakala-at pozisyonlarında gerçekleştirdi. Ball’ın varlığı, Edwards’ın topu daha az yönlendirmesini ve hücumda daha verimli şut fırsatları bulmasını sağlayabilir.

Connelly, serbest oyuncu döneminde LeBron James’i de kadroya katmayı denedi ancak bu girişim sonuçlanmadı. Minnesota bunun yerine uzun forvet bölgesini Kuminga ile takviye etti. Jaden McDaniels’ın dış savunması ve Rudy Gobert’in çember koruması ise takımın savunma omurgasını oluşturmaya devam edecek.

Kuminga için yeni başlangıç

NBA’de beşinci sezonuna girecek Jonathan Kuminga, kariyerinde istikrarlı bir rol bulmakta zorlandı. Golden State Warriors’ta beklentileri tam anlamıyla karşılayamayan oyuncu, geçen sezon Atlanta Hawks’ta da kalıcı bir yer edinemedi. Kariyerinde maç başına 22,1 dakikada 12,5 sayı ortalaması yakalayan Kuminga, 36 dakika üzerinden değerlendirildiğinde 20,3 sayılık üretime ulaşıyor.

Minnesota’nın ondan öncelikli beklentisi ise skor katkısından çok ribaund ve savunma performansı. Yeni sözleşmesi için de önemli bir dönemden geçen Kuminga, bireysel yeteneklerini öne çıkarmakla takımın ihtiyaçlarına uyum sağlamak arasında denge kurmak zorunda olacak.

Sezon öncesi öne çıkan başlıklar

Ball’ın gelişi, Minnesota’nın arka alanını ligin en dikkat çekici ikililerinden biri haline getirebilir. 2020 draft sınıfından All-Star seçilen Edwards, topsuz oyunda daha fazla sorumluluk alarak skor üretimini çeşitlendirebilir. Ball’ın pas yeteneği, her sezon hücumda daha fazla rol üstlenen McDaniels’ın hücum gelişimine de katkı sunabilir.

Donte DiVincenzo’nun Aşil tendonu sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek olması, rotasyonda Ayo Dosunmu, Terrence Shannon Jr., Jaylen Clark ve Cody Williams gibi oyunculara daha fazla süre açacak. Bu isimlerin katkısı, sezon boyunca ana oyuncuların yükünü belirlemede önemli rol oynayacak.

Takvimde dikkat çeken karşılaşmalar

Minnesota, sezonun açılış gecesinde 21 Ekim’de Miami Heat ile karşılaşacak. Miami’nin Giannis Antetokounmpo’yu kadrosuna katmasının ardından oynanacak mücadele, iki takımın yeni yıldızlarının ilk büyük sınavlarından biri olacak.

31 Ekim’de San Antonio Spurs karşısında alınacak sonuç da özel önem taşıyor. Timberwolves, geçen bahar Spurs’e karşı altı maç sonunda elenmişti. Golden State Warriors ile 27 Aralık’ta oynanacak karşılaşma ise Kuminga’nın eski takımına karşı çıkacağı mücadele olarak öne çıkıyor.

Denver Nuggets ile Minnesota arasındaki rekabetin 31 Aralık’taki buluşması ve LaMelo Ball’ın 29 Ocak’ta Charlotte Hornets karşısında eski takımına dönmesi de sezonun merakla beklenen maçları arasında yer alıyor. Minnesota Timberwolves 2026-27 sezonu boyunca bu karşılaşmalar, takımın Batı Konferansı’ndaki gerçek seviyesini göstermesi açısından önemli ölçütler sunacak.

Steve Aschburner, 1980’den bu yana NBA hakkında yazıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu